Eğlence Sınıfı Eylül 4.Hafta

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri,

Bu haftaya geçtiğimiz hafta üzerinde çalıştığımız ve sınıf rutinlerinin oluşması açısından önemi olan köşelerimizi kullanmaya devam ettik.

IMG_20160926_124031

” Haftanın Kelimesi”… Bu köşede her hafta bir kelime oluyor ve bir hafta boyunca tek harf değiştirerek yeni kelimeler üretmeye çalışıyoruz.( Öprneğin: cam-can-kan-yan… Bu şekilde bir harf değiştirerek ilerliyoruz.)  Bu haftanın kelimesi ‘YÖN’. Geçen haftaya kıyaslayacak olursak bu hafta bulduğumuz kelime sayısında oldukça büyük bir artış var. Bu hafta bulduğumuz kelime sayısı 70’i geçti. Tüm hafta kelimeleri bulmaya çalışmanın heyecanı benimle oynar mısın? ve tahmin köşesine de yansıdı.

IMG_20160929_094018 IMG_20160929_093946 IMG_20160929_093812

 

Özellikle benimle oynar mısın? köşesini tamamlamak için gerekli olan sayılardan birinin aynı sayı oluşu kafaları iyice karıştırsa da nihayet bir sayıyı iki defa kullanarak sonuca ulaştık.   Tahmin köşemizde ise; her hafta bir kavram yer alacaktı ve bununla ilgili neler olabileceği, nerde kullanacağımız, anlamı ve işlevi üzerine tahminlerinin toplanacağı bir alan yarattık. Bu haftanın kelimesi “ölçek” oldu. Geçtiğimiz hafta haritalarla olan çalışmalarımız sırasında ve izohips kavramından sonra haritaların yavaş yavaş içine giriyoruz.

 

.IMG_20160930_120052 IMG_20160930_120104IMG_20160930_123650 IMG_20160930_123740 IMG_20160930_123813 IMG_20160930_123848 IMG_20160930_123906 IMG_20160930_123919 IMG_20160930_124345 IMG_20160930_124805 IMG_20160930_124815 IMG_20160930_125233 IMG_20160930_125250 IMG_20160930_125303 IMG_20160930_125315 IMG_20160930_125328 IMG_20160930_125435 IMG_20160930_125449 IMG_20160930_125521

 

IMG_20160929_094105 IMG_20160929_094117

 

Bu hafta Fen Lab ile olan dersimiz başladı. İlk dersi tanışma ile ve dersin içerikleri üzerine konuşarak geçirdik. Bilim insanlarının çalışma prensipleri, zararlı olabileceğini düşündüğümüz bir mikroorganizmadan bilimin nasıl faydalandığı, uzay araçlarının yapımı, hatanın bilim için önemi… ve daha bir sürü merakımız hakkında konuştuk ve bir sene boyunca yapacağımız çalışmaları kısaca konuşmuş ve bilgi edinmiş olduk.

 

 

Ses bilgisi çalışmaları dahilinde alfabe ve alfabedeki harfleri tanımak üzerine bu hafta çalışmalar yapmıştık. Bu hafta sert ünsüzlerle çalışmaya başladık. Sert ünsüzlerin benzeşmesi ve yumuşaması konuları üzerinde yoğunlaştık. Sert ünsüzlerin benzeşmesi konusunda sınıfça bir mini klip bile çektik. Bu klibi ve kamera arkasını şu linkten izleyebilirsiniz:  https://www.youtube.com/watch?v=2A8KnGBWiKM

 

Matematik dersinde dört, beş ve altı basamaklı sayılar ile ilgili çalışmalar yapmıştık. Bu sayıları okuma, sayı ve basamak değerlerini inceleme, sayıları çözümleme ve bölüklerin üzerine bu hafta bu sayıları sıraladık. Dört basamaklı sayıların toplama işlemine giriş yaptık. . Bu konularla ilgili pratik yapmalarını sağlayacak ev çalışmaları gönderdim. Bu çalışmaları tamamlamaları sınıf için yapacağımız ortak çalışmalar için önem taşıyor.

IMG_20160929_113540 IMG_20160929_113335 IMG_20160929_113228 IMG_20160929_102332 IMG_20160929_094144 IMG_20160928_094412

 

 

 

 

Herkese iyi hafta sonları diliyorum.

 

Gizem Tuğçe Tayhan

 

 

duygulardan en önemlisi hangisi?

Özge: Bu zamana kadar birbirimize ailelerimizi,odalarımızı ve yapmaktan hoşlandığımız şeyleri anlattık ve bunlar üzerinden ‘büyümek’ ne demek ‘değişmek’ ne demek onları konuştuk.
Tan: Biz iyi insanlarız dedik.
Özge: İyi insanlarız derken neyi söylemek istedin?
Tan: İyiyiz yani biz burada iyiyiz
Işık: Sanırım mutluyuz demek istiyor.
Özge: Bugün tam da konuşmak istediğim şey bunlardı aslında mutluluk üzüntü heyecan..
Aymin: Duygusallık
Masal: Duygular bunlar
Luka: Kızgın var bir de
Özge: Bu duygular üzerine konuşmak istiyorum sizinle
Işık: Ben kızgın olunca kendimi çok sinirli hissediyorum ve birden herkese kızasım geliyor.
Tan: Mesela ben bugün evde kızdım.
Asya: Duygu işte bunlar bazen kızıyoruz bazen üzülüyoruz.
Çakıl: Değişiyor sürekli.
Özge: Bu değişim üzerine mutlaka konuşacağız. Önce kaç farklı duygu biliyoruz ona bakalım.
Luka: Mesela ben şu an duygulanıyorum. Üzgün hissediyorum annemi özledim bu bir duygu.
Elif Ada: Mutluluk bence.
Defne: Heyecan olabilir.
Masal: Uykulu bir duygu olabilir mi?
Aymin: Ama o bir duygu değil uyumazsan uykulu olursun.
Oskay: Öfkeli olmak mesela. Ben böyle hissediyorum bazen. Öfke çok sinirlilik demek.
Ela K: Bunları hissetmek çok normal Luka’nın ve Oskay’ın böyle hissetmesi normal.
Işık: Bence kızgınlık ve sinirlilik aynı şey.
Çakıl: Sinirlilik daha çok bence
Tan: Öfke en büyük.
Temmuz: Korkmak bir duygu
Lukas: Aaa çekinmek olabilir. Bir şeyden çekinmek
Tan: Esnemek diyeceğim ama o bir duygu mu kafam karıştı
Ela K: Sen öyle diyince aklıma bir şey geldi. Şaşırmak. Sen öyle diyince ben şaşırdım çünkü Tan.
Masal: Çemkirmek olabilir.
Özge: Çemkirmek ne demek?
Masal: Bilmiyor musun? Ama o sanırım duygu değil.
Elif Ada: Ürkmek var korkmak gibi
Özge: Ürkmek evet çok güzel hatırlattın. Sizin söylediğiniz duyguları yazdım hatırladıkça yazalım buraya ve genişletelim listeyi. Bazen kendimizi nasıl hissettiğimizi söylemeye ihtiyaç duyuyoruz belki bu liste bize yardımcı olur. Şimdi size şunu sormak istiyorum bu sence bu duygulardan en önemlisi hangisi?
Lukas: Kesinlikle mutluluk. Mutlu olmalıyız.
Masal: Korku duygusu bence. Korkunun adını seviyorum.
Aymin: Korkmak önemli. Bir şeylerden korkan kişi eğer korkusu devam ediyorsa onu geçirmeye çalışır.
Ela K.: Mutluluk önemli mutlu olursan hiç kimseyi üzmezsin kızdırmazsın o zaman da günün iyi geçmiş olur.
Oskay: Bence öfke önemli. Öfkelenirsen bazı şeyleri hatırlarsın eski şeyleri unutmamak iyi oluyor hatırlıyorsun.
Tan: Özge senin için ne önemli?
Özge: Tan benim düşüncemi merak edip bunu sorduğun için teşekkür ederim. Sanırım benim için en önemli duygu heyecan. Bunları konuşurken bile sizinle içimde heyecan duyuyorum ve heyecan duygum beni iyi hissettiriyor. Heyecanımın beni kötü hissettirdiği zamanlar da var tabi.
Işık: Bu senin için en önemli duygu mu?
Özge: Evet çünkü içimdeki heyecan bana diğer duygularımıda yaşatıyor o yüzden.
Tan: Benim için de heyecan önemli. Bunu seviyorum. Özge bizim aynı.
Asya: Bence mutluluk önemli mutlu olunca her şey daha iyi oluyor.
Temmuz: Bence de mutluluk. Bana annemin bir şey alması mutlu ediyor.
Defne: Mutluluk bence. Mutlu olmak çok güzel bir şey. Mutlu olunca gülüyorsun.
Elif Ada: Evet bazen mutlu olunca daha çok gülüyorsun. Çok güzel ya.
Çakıl: Şaşırmak önemli bir şeylere şaşırıp mutlu olmak.
Ela E.: Mutluluk önemli.
Özge: Ela seni ne mutlu eder?
Ela E.: Babam beni mutlu eder.
Luka: Ben düşünüyorum eğlenmek önemli. Eğlenmek için mutlu olmak gerek.
Özge: Başka düşüncesini paylaşmak isteyen yoksa size çok teşekkür ederim. Çok güzel bir çember zamanı oldu. Yarın duygularla ilgili konuşmaya devam edeceğiz.

Minyonlar Sınıfı 3. Hafta

Herkese Merhaba :)

Bu hafta Minyonlar Sınıfı için oldukça heyecanlı ve yoğun geçti. :)

Türkçe derslerinde “Korkak Kedicik” isimli metni içeren kitapçık çalışması yaptık.

Kitapçığımıza ilk önce kendi korkularımızla ilgili konuşarak ve korkularımızı resimleyerek başladık. Ardından kahramanımız olan kedinin nelerden korkmuş olabileceğini düşündük.

Metni okuduk, metinle ilgili soruları cevapladık. Metinde geçen eş anlamlı kelimeleri bulduk ve bu kelimeleri örneklerle çoğalttık. Bu derste benim ilgimi çeken şeylerden bir tanesi çocukların ilk akla gelen “beyaz-ak, kırmızı-al” ikilileri dışında “salatalık-hıyar” örneğini vermeleriydi. J

Kitapçığımızda aynı zamanda dikte çalışması yaptık, özel isimleri bulduk ve bu isimlerin ilk harflerinin neden büyük yazıldığına dair çıkarımlarda bulunduk.

 

thumb_IMG_8134_1024

 

thumb_IMG_8135_1024

 

thumb_IMG_8136_1024

 

thumb_IMG_8258_1024

 

 

thumb_IMG_8259_1024

 

 

thumb_IMG_8260_1024

 

Matematik derslerinde bu hafta, sayıların basamak değerleri üzerinde çalışmaya devam ettik.

Sanat dersi kapsamında bildiğiniz gibi İnci Eviner’in çalışmalarını görmek için İstanbul Modern’e gittik. Geziye gitmeden önce yaka kartlarımızı hazırladık ve sınıf anlaşmamızı hatırladık. :)

 

 

thumb_IMG_8188_1024

 

 

thumb_IMG_8190_1024

 

thumb_IMG_8189_1024

 

thumb_IMG_8265_1024

 

 

thumb_IMG_8266_1024

 

Bu hafta aynı zamanda Fen Lab dersimiz başladı, ilk dersimiz tanışma ile geçti. Tüm sene boyunca neler yapacağımız üzerinde konuştuk, yapmak istediğimiz deneyleri okulda yapıp yapamayacağımızla ilgili bilgi aldık.

 

thumb_IMG_8322_1024

 

Bu haftanın heyecanlı olmasının bir nedeni de proje uygulamalarının başlamasıydı. Projedeki ilk haftamızda konuştuğumuz “tanımak” ve “tanışmak” kavramlarını canlandırmalarla gösterdik. Proje dersi içeriğinden alıntıları sizinle keyifle paylaşıyorum.:)

-Tanımak ve tanışmak aynı şey midir?

-Tanımak eskiden beri olur, tanışmak yeni bir şeydir.

-Ben mesela Ela ile tanıştım ama Ege’yi daha önceden tanıyordum.

-Ela ve siz mesela bizim sınıfımıza yeni geldiniz biz sizinle tanıştık. Sizlerle arkadaş olmamız için bir başlangıç gerekiyor bu da tanışmak.

-İnsan tanışırken ne yapacağını bilemiyor, heyecanlanıyor ve utanıyor.

-Çocuklar tanışırken biraz saklanır.

-Peki konumuza dönersek, tanımak ve tanışmak aynı şey midir?

-Değildir. Mesela daha önceden tanıdığın kişilerle tanışmış olmuyorsun.

-Mesela bir insana “Merhaba” dersen o tanışmak oluyor. Seneler önceden bildiğin bir kişiyse o tanımak oluyor.

-Ben kedilerle tanıştım. Sadece insanlarla tanışılmaz.

-Pekala, tanıdığınız bir insanla tanışabilir misiniz?

-Olabilir, ben yeni doğmuşken birisi beni gördü, tanıyor yani ailemizden biliyor ama ben onu bu yaşıma kadar hiç görmedim. Ben karşılaştığımızda onunla tanışabilirim.

-Konuştuğumuz kişilerle yeniden de tanışabiliriz.

-Bir kişiyi aslında annemin telefonundan gördüğüm için tanıyorum ama ilk kez karşılaşınca gerçekten tanışıyorum.

 

Burada bir durduk çocuklardan isteyenler sınıftan seçtikleri arkadaşları ile tanıştılar. :)

 

-Pekala birbirinizle tanıştınız. Artık siz birbirinizi tanıyorsunuz diyebilir miyiz?

-Diyemeyiz.

-Neden?

-Neden biliyor musunuz? Çünkü çok azcık tanıyorsunuz şu anda. Tam bilemiyorsun onu. Eğer yavaş yavaş onunla görüşürsen, arkadaş olursun.

-Tanımak ve tanışmak farklı şeyler. Burada hepimiz aynı noktadayız. Peki bir insanı tanımak için neler yapabiliriz?

-Bence çocuklar arkadaş olmayı iyi biliyor ama büyükler artık çocuklar gibi arkadaş olamıyor. Mesela birisi orada oturup kitap okurken bir diğeri orada dans ediyor ve “Arkadaş olalım mı?” diyor ve arkadaş oluyorlar ama büyükler ne zaman arkadaş oldu ki? Gidip yanına “Arkadaş olalım mı?” diyemiyor.

-Tanımak için arkadaş olmak gerekir.

-Oyun oynamak gerekir.

-Konuşmak da gerekir.

 

Buradan hareketle sınıfta bir oyun oyun oynadık. Oyunumuzun ismi “Hakkımdaki 3 gerçek”ti. Çocuklar kağıtlara kendileri ile ilgili sınıf arkadaşlarının bilmediklerini düşündükleri, haklarındaki 3 gerçeği ya da özelliklerini yazdılar. Kağıtları bir poşet dosya içerisinde topladık ve karıştırdık. İçlerinden seçip sadece özellikleri okuduk ve sahibini bulmaya çalıştık. Tahmin ederken çok eğlendik, bazı arkadaşlarımızı çok kolay bulduk ama bazı gerçeklerde hepimiz çok şaşırdık ama bu ders ile ilgili asıl gerçek şu ki, biz bu ders sırasında çok eğlendik. :)

 

Herkese güzel bir hafta sonu dilerim.

 

Sevgiler

Emel Sözer

 

thumb_IMG_8267_1024

 

thumb_IMG_8268_1024
thumb_IMG_8269_1024
thumb_IMG_8285_1024
thumb_IMG_8286_1024

 

thumb_IMG_8287_1024

thumb_IMG_8288_1024

thumb_IMG_8290_1024
thumb_IMG_8291_1024
thumb_IMG_8293_1024

thumb_IMG_8296_1024

 

thumb_IMG_8298_1024

 

 

çizim dili..

Homeroom zamanlarımızda küçük grup çalışmalarımıza başladık.  İki küçük gruba ayrıldık ve Reggio Emilia yaklaşımının aktif dillerinden olan çizim dilini kullanmak adına bir grup ikili eşler halinde bakmak görmek çalışmaları yaparken diğer grup ışıklı masada kendi fotoğrafları üzerine çalıştılar.

IMG_7678

IMG_7679 IMG_7680 IMG_7681 IMG_7677IMG_7687IMG_7688IMG_7686

‘Sanki her resmin içinde bir rüya varmış gibi’ İnci Eviner Sergisi..

İnci Eviner’in ‘İçinde Kim Var?’ sergisine gitmeden önce sınıfımızın velilerinden Güneş Savaş Yemez’i İnci Eviner hakkında bilgi vermek için sınıfımıza davet ettik.

IMG_7653

Güneş: Biz birlikte yarın bir geziye gidiyormuşuz beraber biliyor musunuz siz?
Luka: Biliyoruz.
Güneş: Resimlerini görmeye gideceğimiz İnci’yi tanıyorum.
Oskay: Senin arkadaşın mı?
Güneş: Hayır aslında benim arkadaşım değil. İnci benden büyük. Gideceğimiz yerde heykeller, videolar ve resimler olacak.
Luka: Eski okulumda çok sergi ve müze gördüm ben.
Güneş: Bana bu sergilerde en zor gelen şey ne biliyor musun Luka? resimlere dokunmamak. Onu yapan kişi bir tane yapmış ve ona da dokunmamızı istemiyor. İnci Eviner’de bir sürü resim yapmış ve nasıl yapmış biliyor musunuz? Mürekkeple yapmış. Mürekkeple resimler yapmış ve aynı masal karakterleri gibi kafasında içinde hayal ettiği karakterlerin resimlerini yapmış.
Lukas: Ben çok güzel yaparım öyle şeyler.
Güneş: Bazı resimlerinde hatta korktuğu karakterlerin bile resimlerini yapmış. Bazen korktuğu içindeki böyle korkulu şeylerin resimlerini yapmış. Korkularını çıkartıp onlarla yüz yüze geldiğimde onları sevebilirim diye düşünmüş bunu denemiş.
Luka: Mesela Özge dinazorlardan korkuyor.
Tan: Özge sende dinazor çizebilirsin hep.
Özge: Evet iyi fikir bunu deneyebilirim.
Güneş: Ama sanatçılar tabiki hep içlerindeki korkuların resimlerini yapmıyorlar bazen baktıkları şeylerin resimlerini yapıyorlar bazen heykellerini yapıyorlar. Sevdikleri şeyleri de yapıyorlar ve çeşitli malzeme kullanıyorlar.
Aymin: Benim ressam fırçalarım var ben de resim yapıyorum. Boyayı kırmızıya batırıyorum ve çiziyorum şöyleee
Güneş: Bazen İnci’de fırçayı mürekkebe batırıyor ve çiziyor sonra bir bakıyor mesela içinden bir insan çıkmış ama insan bizim bildiğimiz insanlar gibi değil mesela kolunda balık var.
Işık: Bu çok komik
Güneş: Birden mürekkeple karalamaya başlıyor sonra bir bakıyor ki çizdiği şey kolundan balıklar çıkan ya da kafasında fare olan şeylere dönüşmüş

IMG_7654

Lukas: Bu gerçek mi?
Güneş: Hayır bunlar hepsi onun hayali belki de hiç bilmiyor başlarken ne yapacağını. Aynı masallardaki gibi çizdiği şeyler gerçek karakterler değil. Size şimdi birkaç tane çizdiği şeyi göstereyim. İnci sizce bunu hayal mi etmiştir böyle bir şey var mıdır?

IMG_7655

Asya: Bence var.
Eren: Yoktur.
Güneş: Belki var belki yok aslında bir ressamın yaptığı bir resme bakarken ya da bir heykele bakarken acaba gerçekte var mıdır yok mudur diye düşünmektense ressamın ne düşündüğünü anlamaya çalışmak daha önemli.

IMG_7659

IMG_7663

Elif Ada: Sanki yumruğu var gibi.
Tan: Bal yiyor gibi
Defne: bunları fırçayla mı yapmış?
Güneş: Evet bu fırçayla.
Luka: Çita var sanki.
Masal: Orada kocaman bir çita var.
Güneş: Sadece çita mı görüyorsunuz ben bir şeyler daha buldum. Biraz daha bakın.
Lukas: Küçük küçük insanlar var.
Çakıl: Kurt gibi ama biraz da kuş gibi.
Tan: Aaa o bir maymun
Ela K: Çita maymunu gibi sanki.
Eren: Çiçekler var gibi.
Güneş: İnci Eviner ben aklımdaki hayalleri sanki böyle bitkiler gibi ağaçlar gibi kategorilerle onları soyları tükenen artık olmayan karakterler gibi biriktirmek istiyorum onları biriktirmek istiyorum ve benim kendimi en iyi hissettiğim şey bu diyor. Aklımdaki hayalimdeki şeyleri çıkartıp kağıda yaptığım zaman o zaman ben kendimi daha iyi hissediyorum diyor. Şimdi ben mürekkep ve kağıtlar getirdim.
Oskay: Ne yani biz de mi yapacağız?
Güneş: Evet siz de deneyeceksiniz İnci Eviner gibi. Bakalım neye dönüşecek sizin çizimleriniz.

IMG_7668 IMG_7670 IMG_7674

Ertesi gün Fırat Öğretmenle birlikte Güneş Hanım’da gezimize eşlik etti. Gezi öncesi seçilen yerleştirme ve resimleri inceleyip yorumladık.

IMG_7692

IMG_7698

IMG_7699

IMG_7714

IMG_7715

IMG_7722

Masal: Fırat sanki her resmin içinde bir rüya varmış gibi..

IMG_7707

2. Hafta

İkinci haftamızı bitirdik. İlk haftanın karmaşıklığı yarı yarıya azaldı, yeni kaynaşmalar ve dostluklar gelişti, herkesin birbirine alışmaya başladığı bir döneme girdik. Hala birbirimizi dinleme konusunda aksaklıklar yaşıyoruz, bu haftanın çemberinde en önemli konulardan biri buydu, neden birbirimizi dinlememiz gerektiği üzerine bolca konuştuk, ilgi alanlarımızı, sevdiğimiz şeyleri öğrenme fırsatımızı oldu. Gittikçe mononlog ve empatiden uzak ilişki biçimleri şeklinde seyrini sürdüren günlük hayat  pradigmasına karşın biz diyaloğun, birbirini anlamanın ve empatinin önemini her zaman konuşmaya devam edececeğiz. Matematiğe uzamsal ifadelerle giriş yaptık, altında,üstünde,önünde,arkasında gibi kavramlar bizler için anlaşılması kolay kavramlardı ama sağ ve sol kavramlarında biraz zorlandık, ardından rakamlar ve 20 ye kadar sayılarla devam ettik. Saymadan çok rakamların yazılışlarında sorunlar yaşadık ve bu rakamların yazılışlarını doğru ve düzenli bir şekilde yazma çalışmaları yaptık. Bir sayının öncesi ve sonrası üzerine çalışmalar yaptık ki bu çalışmamız henüz bitmedi. Türkçe dersini ise e sesinin hissetme ve tanıma etkinlikleriyle sürdürdük. Her iki konuyla ilgili videolar izledik, küçük keşif çalışmaları yaptık. Bu haftamızın sorusu “küme nedir” idi. Hafta başında sınıfımızda kümelerin olduğunu söylediğimden küme nedir sorusu belirdi. Çember saatimizde bu mesele üzerine konuştuk ve yine cevabı kendileri buldular, birbirlerine de anlattılar.

Artık  yeni, çok doğaçlama gelişen bir rutinimiz daha var sınıfta yere düşen şeyleri alkışlıyoruz, duvardaki bir resim, bir sandalye ya da herhangi birimiz düştüğünde, düşeni alkışlayarak moral bozmaya izin vermiyoruz. Düşenin dostu olmaz derler ama minik kaplanlar bunun aksini kanıtladılar. Düşen her şeyin dostuyuz…

BÜYÜMEK

Sevgili velilerimiz,

İkinci haftamıza yine birbirimizi tanıma, farklılıklarımızı fark etme, birbirimizle iletişim kurma ve saygı konuları ile başladık. Kendi aramızda bu konularla ilgili konuşmalar yaptık, oyunlar oynadık. Yaparak, yaşayarak, konuşarak, tartışarak yaptığımız tüm etkinliklerden sonra sınıf anlaşmamıza tekrar baktık. Anlaşmamızdaki eksiklikleri tespit ettik  ve “iletişim ve saygı” konusunda yeni maddeler de ekledik.

Sonra kullandığımız araçlardan başlayarak (otobüs, metro, uçak …), bulunduğumuz tüm mekanları  (okulumuz, sanat atölyesi, kütüphane, sınıflar …) düşündük ve bu mekanlardaki insan ilişkileri ve yaşadığımız olaylar üzerine konuştuk. Gördüğümüz olayları birbirimize anlattık. Sonra döndük sınıf anlaşmamıza bir kez daha baktık. Anlayacağınız biz bu hafta sınıf anlaşmamızı büyüttük. Onunla birlikte biz de bir yıl daha büyümeyi düşünüyoruz.

Bu hafta akademik çalışmalar da yaptık. Bu çalışmaları  geçen yıl öğrendiğimiz bilgileri yeniden hatırlamamız  amacıyla yaptık. Sayıları karşılaştırdık, örüntüleri tamamladık, ritmik saymalar yaptık.

Metinler okuduk ve sorularını cevapladık. Okuduğumuz metinden anladıklarımızı birbirimize anlattık. Yazma çalışmaları yaptık. Söyleneni yazdık, gördüğümüzü yazdık, okuduğumuzu yazdık. Yine sınıf anlaşmasına baktık :) Onu da tek tek yazdık:)

Derslerde oyunlar da oynadık.  Birbirimizin gözlerine daha çok baktığımız, bakarak iletişim kurduğumuz oyunlar oynadık. Yalnızca sınıfımızın anlayacağı kodlar oluşturduk. Anlayacağınız, biz artık “çekirdek dökmüyoruz” :)

Bu yılki sorumluluklarımız üzerine de konuştuk. Artık kollarımızdaki saatin daha da önemli olduğunu, derslerin başlangıç ve bitişlerini, ara zamanlarını ve yemek zamanını kendimizin takip etmesi gerektiğini konuştuk. Böylelikle geçen her saati, dakikayı bilmek, bizim gün akışını da farketmemizi de sağlayacak.

Her gün daha yaratıcı fikirlerle okula geliyoruz. Biz bu hafta anladık ki; büyümüşüz ve her gün biraz daha büyüyoruz…

Sevgiler, keyifli tatiller…

Şenay ARSLAN SOYALTIN & Zühre ŞİMŞEK

 

Minyonlar Sınıfı 2. Hafta

Sevgili Minyonlar Sınıfı Velilerimiz,

 

Tatil sonrasındaki bu hafta çocuklarla akademik hayata keyifli bir başlangıç yaptık.

Türkçe derslerimizdeki öncelikli hedefimizi yazılarımızı dilbilgisi ve yazım kurallarına dikkat ederek yazıyor olmak ve aynı zamanda okumamızı güçlendirmek olarak belirledik.

Bu kapsamda her güne bir ders saati dikte çalışması yaparak başladık. Çocuklar söylenen metni dikte zamanları için ayrılmış olan defterlerine yazdılar. Metni okuma kısmı bittikten sonra, görebilecekleri şekilde tahtaya yazılmış olan metin ile kendi çalışmalarını karşılaştırdılar. Bu kontrollerin hem takip etme, hem de kendi yanlışlarını fark etmeleri açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Yazı çalışmalarının yanı sıra çocukların bireysel olarak okuma yapması için de iki ders saati zaman ayırdık. Sınıf kitaplığımızdan, kütüphaneden ya da o gün okula gelirken yanlarında getirdikleri kitaplardan istedikleri bir tanesini seçtiler ve sessiz okuma yaptık.

Okuma ve dikte saatlerimiz dışında görseller üzerinde konuşup hikaye yazma, hikayeyi canlandırma ve hikaye ile ilgili 5N1K sorularına cevap verme çalışmaları yaptık.

Türkçe derslerinde süreç bu şekilde ilerlerken, matematik derslerinde bu hafta ele aldığımız konu üç basamaklı sayılar, bu sayıların karşılaştırılması ve tek-çift sayılardı. Matematik derslerinde bize eşlik edecek kahramanlar olarak iki kardeş olan Ali ve Ayşe ile onların kedi, köpek ve kuşlarını seçtik. J

Sayıların günlük hayatta karşımıza çıktığı alanlar üzerinde kısaca durduktan sonra, tek ve çift sayıların özellikleri üzerinde konuştuk. Bu ders sırasında tek ve çift kavramını günlük hayattan “çift kişilik bilet/yatak” ve “tek kişilik uyku tulumu/yatak” gibi kavramlarla eşleştirdiler. Zaman zaman tahtayı kullanarak ve çizerek, gruplayarak çift sayıların ikişer gruplanabildiğini ancak tek sayıların ikişer gruplandığında yalnız bir sayının kaldığını açıkladılar. Sonrasında rakamlarla biraz oynamak istedik ve üç farklı rakam kullanarak “üç basamaklı en büyük çift sayı”, “üç basamaklı en küçük tek sayı” gibi kavramların karşılığını bulduk.

Bu dersimizi bir çalışma kağıdı ile bireysel çalışarak pekiştirdik.

Bu hafta aynı zamanda arkadaş ilişkilerimiz açısından da bizim için önemli bir haftaydı.

İlk hafta belirlediğimiz “doğum günü olan öğrenci için iyi dileklerimizi yazdığımız kart hazırlama ve sınıfı süsleme” ritüelimizi ilk kez gerçekleştirdik hem de aynı anda üç öğrenci için. J

O gün doğum günü olan Mert, doğum günleri yakın zamanda fakat geçmiş bir tarihte olan Işık ve Kaan için kartlar hazırladık. Bu kartlara iyi dileklerimizi yazdık. Sınıfımızı yıldızlar ve çeşitli şekiller çizip keserek ve balon şişirerek süsledik. J

Çocuklar kartları dağıtırken yaşadıkları heyecan ve mutluluk görülmeye değerdi. J

 

Hepinize güzel bir hafta diliyorum.

 

Emel

 

 

 

thumb_IMG_7768_1024 thumb_IMG_7903_1024 thumb_IMG_7902_1024 thumb_IMG_7901_1024 thumb_IMG_7891_1024 thumb_IMG_7890_1024 thumb_IMG_7858_1024 thumb_IMG_7859_1024 thumb_IMG_7860_1024 thumb_IMG_7875_1024 thumb_IMG_7876_1024 thumb_IMG_7878_1024 thumb_IMG_7857_1024 thumb_IMG_7856_1024 thumb_IMG_7855_1024 thumb_IMG_7817_1024 thumb_IMG_7815_1024 thumb_IMG_7814_1024 thumb_IMG_7791_1024 thumb_IMG_7781_1024 thumb_IMG_7792_1024 thumb_IMG_7785_1024 thumb_IMG_7793_1024 thumb_IMG_7786_1024 thumb_IMG_7794_1024 thumb_IMG_7787_1024 thumb_IMG_7812_1024 thumb_IMG_7788_1024 thumb_IMG_7813_1024 thumb_IMG_7789_1024 thumb_IMG_7779_1024 thumb_IMG_7777_1024 thumb_IMG_7775_1024 thumb_IMG_7774_1024 thumb_IMG_7772_1024 thumb_IMG_7769_1024

2. Hafta

Arkadaşlar Sınıfının Sevgili Velileri Merhaba;
Tatilin ardından Arkadaşlar Sınıfının bir araya gelişi büyük bir coşkuyla oldu. Bir hafta içinde oluşturduğumuz tüm rutinler arada unutulan sınıf yolunu ve tuvalet yerine atölyeye girişleri saymazsak kaldığı yerden aynı hızla devam etti :)

Anlaşmalarımızın üzerinden tekrar geçtik ve en çok hatırlamaya ihtiyaç duyduğumuz anlaşmayı resmederek son halini verdik.

IMG_7623      IMG_7624    IMG_7625   IMG_7626

Ben kimim? Nasıl değiştim? Ne kadar büyüğüm? Sorularından yola çıkarak bebeklikten bu zamana kadar olan değişimimizi ve bunun nedenlerini sınıfa getirdiğimiz fotoğraflar üzerinden konuştuk. Fotoğraflar aracılığıyla birbirimize ‘ben’i oluşturan şeyleri anlattık ve farklılıklarımız üzerine paylaşımda bulunduk. Getirdiğimiz fotoğrafları süreç içerisinde görmek ve karşılaştırmak için ‘kendi alanlarımızı’ yarattık.

IMG_7616 IMG_7618 IMG_7620 IMG_7621 IMG_7622

Bakmak-görmek çalışmalarımıza ilk olarak aynadan kendimize bakarak ve inceleyerek başladık. Yansımamızı izledik ve bakıpta göremediğimiz şeyleri çizimlerimize yansıtmayı denedik.

IMG_7422   IMG_7446  IMG_7443

IMG_7429   IMG_7449  IMG_7629

IMG_7628   IMG_7627

Arkadaşlar Sınıfı olarak önceden üzerine konuştuğumuz ve başvurularının açılmasını beklediğimiz ‘Doğa Arkadaşımın Kutusu’ oyununa başvurduk. Oyunda iki zorlu görevimiz var biri dökülmüş yapraklardan yapılmış renk skalası oluşturmak diğeri ise bir yerli ve bir de egzotik ağaç türünün yaprağı ve tohumunu bulmak. Hazinemiz için hazırlıklara şimdiden başladık. Sizlerde hafta sonu planlarınıza hazinemizi zenginleştirmek için doğa keşifleri ekleyebilir bulduğunuz hazineleri okula gönderebilirsiniz.

Oyunun detaylarını buradan inceleyebilirsiniz. http://www.dogaoyunlarievi.org/doga-arkadasimin-kutusu-oyunu/

Sevgilerimle

Özge

Eğlence Sınıfı Eylül 3.Hafta

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri,

Bu haftaya geçtiğimiz hafta üzerinde çalıştığımız ve sınıf rutinlerinin oluşması açısından önemi olan köşelerimizle başladık. Kapının hemen yanında bulunan ve sınıfa giriş çıkışlarda kullanmak üzerine hazırladığımız köşede, sınıf çalışmalarımız bittiğinde ve sınıf içi işlerimizi halledip dışarı çıktığımızı gösteren kişiye özel görsel kartları kullandık. Bu kartların bir yüzünde resimlerimiz diğer yüzünde ise isimlerimiz bulunuyor. sınıfa girdiğimiz zaman bu kartı çeviriyoruz ve işimiz bittiğinde, dışarı çıktığımızda ise eski haline getiriyoruz.

.IMG_20160923_133922

 

Bir diğer köşemiz ise ” Haftanın Kelimesi”… Bu köşede her hafta bir kelime oluyor ve bir hafta boyunca tek harf değiştirerek yeni kelimeler üretmeye çalışıyoruz.( Öprneğin: cam-can-kan-yan… Bu şekilde bir harf değiştirerek ilerliyoruz.) Bu kelimeleri cuma günü son ders saatimizde sınıf arkadaşlarımızla paylaşıyoruz. Bu haftanın kelimesi ‘bal’dı. Bal kelimesini kullanarak on altı kelimelik bir listeye ulaştık. İlerleyen haftalarda kelime sayısının artışı ve köşede kazandığımız pratik ile kelime dağarcığımız oldukça gelişecek gibi duruyor.

 

IMG_20160923_112711

IMG_20160923_092727

IMG_20160923_092708

IMG_20160923_092605

IMG_20160923_092551

IMG_20160923_092526

Her hafta güncellenecek bir başka köşemiz ise ” Benimle Oynar mısın?”. Bu köşede her hafta matematikle ilgili oyunlar veya problemler yer alıyor olacak. Bu hafta “16,6,12,3” sayılarının tamamını kullanarak “96” sayısına ulaşmamız gerekiyordu. Bu hafta tüm sayıları kullanarak toplamda 3 işlem yaparak Derinsu 96’ya ulaşmış oldu.

IMG_20160923_092751

 

Tahmin köşemizde ise; her hafta bir kavram yer alacak ve bununla ilgili neler olabileceği, nerde kullanacağımız, anlamı ve işlevi üzerine tahminlerinin toplanacağı bir alan yarattık. Bu haftanın kelimesi “İzohips” oldu. Geçtiğimiz hafta haritalarla olan çalışmalarımız sırasında ” Peki çok yüksek bir yere gidiyorsak bunu haritadan nasıl anlayacağız?” sorunun üzerine bu kavram üzerinde çalışmak oldukça keyifli oldu.

 

Türkçe dersimiz kapsamında bayram tatilinde ‘Haritada Kaybolmak’ adlı kitabı okumamız gerekiyordu. Tatil dönüşü, kitabında okunması ile beraber üç gruba ayrıldık ve kitap sunumu için storyboard tekniğini kullanarak çalışmalara başladık.

Ses bilgisi çalışmaları dahilinde alfabe ve alfabedeki harfleri tanımak üzerine bu hafta çalışmalar yaptık. Sesli ve sessi harfleri inceledikten sonra harfleri ince ünlüler, kalın ünlüler, sert ve yumuşak ünsüz harfler olarak gruplandırarak çalışmalar yaptık. Hece çalışmaları ve hece düşmesi konuları üzerine çalıştık. Bu hafta sonu Türkçe defterleri ile beraber bu konularda pratik yapmaları için ev çalışmaları gönderdim. Bu çalışmaları yapmaları gelecek hafta yapacağımız çalışmalar için önem taşıyor.

Matematik dersinde dört, beş ve altı basamaklı sayılar ile ilgili çalışmalar yaptık. Bu sayıları okuma, sayı ve basamak değerlerini inceleme, sayıları çözümleme ve bölüklerle ilgili çalıştık. Yine bu konularla ilgili pratik yapmalarını sağlayacak ev çalışmaları gönderdim. Bu çalışmaları tamamlamaları sınıf için yapacağımız ortak çalışmalar için önem taşıyor.

 

IMG_20160923_100811

IMG_20160923_100752

IMG_20160919_125540

IMG_20160919_124831

IMG_20160919_124801

IMG_20160919_124736

IMG_20160919_105154

IMG_20160909_110707

IMG_20160919_105040

IMG_20160919_105055

IMG_20160919_105124

IMG_20160919_105140

 

Herkese iyi hafta sonları diliyorum.

 

Gizem Tuğçe Tayhan