Sevgili Mangolar Sınıfı Velileri

Sanat Atölyesinden Herkese Merhaba, 

  1. çeyrek temel cümlemiz: Sanat kendimizi duygusal ve düşünsel anlamda ifade etmemize yardımcı olur. 

1.Sorgulama maddemiz: Sanat eserinin özellikleri nelerdir? 

Birinci sorgulama maddemiz hakkında konuşmaya başladık.

Pınar: SANAT NEDİR?

Ahmet: Sanatçının kendini ifade edebilmesi,şarkıyla sözlerle değilde resim ve heykel ile ifade etmesi bence. 

Ege: Kendini ifade eden, neredeyse her şey. insanların duygularını küçümseyerek bakılmayan.dünya konularını anlatan bütün her şeye bana sorarsanız sanat diyebilirim. 

Umut: Kendimizi duygusal olarak  ifade etmek, her türlü şeyin üzerine dökülebilen şeydir. 

Pınar: Örnek verir misin?

Umut: Kendi duygularını tuvalin üzerine ifade ediyorsun. 

Pınar: Boyayı dökmek mi? 

Umut: Evet her türlü ama..

Maya:Biraz garip… 

Demir: Birinin yaptığı, sevdiği şeyin yapması 

Mert: Bir kişinin emek vererek yaptığı şeydir. 

Aras: Hayal gücündeki şeyin şekillenmesi. gerçeğe dönüşmesidir. 

Zeynep: Sanatın bir çok türü vardır. tek bir türü yoktur. çeşiti vardır. Resim ve heykel olarak konuşmak istiyorum. bir kişinin isteyerek yada istemeyerek elindeki malzemeleri kullanarak yeni bir şey yaratan kişidir. Hayal gücünü kullanan.

Maya: Bizim duygularımızı aktardığımız eşyalar ya da bir şey… duygularımızı yansıtan. 

Ozan: Duygularımızın bir fotoğrafıdır. 

 

Pınar: SANAT ESERİ NEDİR?

Ahmet: Sanatçının kendini ifade etmesi 

Umut: Yine duyguların ifadesidir. kendimizi dışa vurmamız. 

Pınar: Sanat eseri olması için yapan kişinin sanatçı mı olması gerekiyor? 

Umut: Hayır

Zeynep: Her birey bir sanatçıdır. herkesin içinde illaki bir yaratıcılık vardır. sanat eğitimi almasına gerek yoktur. 

Ege: Aslında başta şunu söylemek istiyorum. sanatçı olmak için sanat eğitimi almak zorunda değilsiniz. hayatınız boyunca çalışıp çok iyi şeylerde yapabilirsiniz. istemsizce veya isteyerek duygularınızı başka bir şeye aktarak yapılan şeye sanat diyebiliriz. 

Maya: Bireylerin duygularını aktarması, çok garip bir şey. 

Zeynep: Sözler yetmiyor. 

Mert: İnsanın içinde yaşadıklarını, dışarı vurması.sanat eğitimi almasına gerek yoktur. 

Ozan: Tuvalin üzerine boyayı fışkırtmaktır. 

 

Pınar:PEKİ BİZ NEYE SANAT ESERİ DİYORUZ NEYE DEMİYORUZ, NEDEN HERKESİN ÇİZDİĞİ MÜZEDE SERGİLENMİYOR? NEDEN HERKES BİR PİCASSO VEYA MİRO OLAMIYOR? 

Zeynep: Yetenek… çalışmak ve zorlamak. Bizim eserlerimizin müzede olmama sebebi, biz bu mesleği daha ciddi yapmıyoruz. Biz seviyoruz ama fazla ciddiye almıyoruz. 

Van Gogh yaşadığı dönemde önemli değildi. Ama şimdi çok önemli. 

Pınar: Şimdi önemli olması neden uslubu mu? hayatı mı? 

Maya: Hayatı

Umut: Tarzı

Pınar: Sanatçının hayatı eserlerini etkiliyor mu? 

Zeynep: Tabi ki de 

Pınar: Arkadaşlar bu zor bir soruydu. İlerleyen zamanlarda fikirlerimiz netleşecek. 

Bu derste sanat üzerine sohbet ettik. Herkes birbirlerinin düşüncelerini duydu, farklı yorumlar ortaya çıktı. 

Sonraki hafta dönemleri, üslupları farklı 2 sanatçı üzerinden  “ESER YAPIT ÇÖZÜMLEME” yaptık. Burada özellikle figüratif ve geometrik şekilleri kullanarak kendini ifade eden sanatçıları seçtim. Amacım, farklı anlatımları olan sanatçılara baktığımızda neler görüyoruz, has alıyor muyuz? Resime ne kadar dikkatli bakıyoruz. duygu ve düşüncelerimizi küçük kağıtlara yazarak ifade ettik.

Hollandalı Ressam Rembrant ve Rus Ressam Kandinsky Eser karşılaştırması

20191204_143942 20191204_143952 20191204_144050 20191204_151733

sevgiler

Fen Bilimleri :

Vücudumuzda sistemler konusunu kapsamlı bir şekilde inceleyen öğrencilerimiz bu çeyreğe kaslarımızın çalışmasını interaktif olarak ele alarak başladılar ve  çeşitli oyunlar oynarak konuyu özümsediler, sindirim sistemi organları incelemesini yapıp oyun hamurları ile bir sistem yaptılar ve sistemlere ait hücresel yapıların mikroskobik incelemelerini gerçekleştirdiler.

thumbnail_IMG_9854 thumbnail_IMG_9855 thumbnail_IMG_9856 thumbnail_IMG_9858

 thumbnail_IMG_9891thumbnail_IMG_0366

TÜRKÇE dersi kapsamında; bu ay noktalama işaretleriyle başladık ve konuyla ilgili farklı kaynaklardan testler çözüyoruz. Yanlış yaptıkları yerler üzerinde sıkça duruyoruz. Okuma-anlama dersinde metin okuyup çözümlüyoruz. Kavramsal planlama çerçevesinde “Evliya Çelebi”nin hayatını öğrendik ve küçük bir drama gösterimiz oldu okulda. Önümüzdeki günlerde sözcük türleri konusuna geçiyoruz.

 

Bilişim Teknolojileri dersinden merhabalar,

Biz Mangolar sınıfı ile bu çeyrek MS Office Programlarını inceliyoruz. Amacımız Word, PowerPoint, Excel programlarını aktif bir şekilde kullanabilmek. İlerleyen haftalarda kavramsal planlama kapsamında temel cümlemizden yola çıkarak sanat akımlarını araştırıp küçük sunular hazırlayacağız. Pınar öğretmenimizle birlikte yapılan bu sunumları dinleyeceğiz.

Word ve PowerPoint üzerine detaylı çalışmalar yapmıştık daha önceki derslerimizde. Bu sefer sıra Excel’de. En başta Excel öğreneceğiz dediğimde herkes tedirgin olmuştu. Öğretmenim çok zor, yapmayalım sözlerinden sonra başlayan derste ve yaptıkları etkinlikte aslında düşündükleri kadar zor olmadığını gördüler. :)

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…

Matematik Dersi:

Bu çeyrekte dersimize  bir önceki çeyrekte işlediğimiz tüm konuların genel tekrarı ile başladık. Daha sonra Tam sayılar konusuna geçtik. Negatif sayılar nerelerde karşımıza çıkar, sayı doğrusunda negatif sayılar ile pozitif sayıların sıralanması, mutlak değer kavramları üzerinde durduk. Kesirler ile devam edeceğiz.

Sevgiler

Sosyal bilgiler

Çocuklar için Dünya Tarihi kitabından okuduğumuz bölümleri öğrenciler powerpoint sunumu hazırlayıp sınıfta sundular. Kültür ve Miras ünitesinde öğrendiğimiz Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devletinin Anadolu’daki izlerini görmek için Miniatürk gezisi hazırladık. Burada Sivas Gök Medrese, Erzurum Çifte Minareli Medrese,Aksaray Sultan Han ve Konya Karatay Medrese’sini inceledik.

Yeni ünitemiz İnsanlar, Yerler ve Çevreler bu ünitemiz için çalışmalarımız devam ediyor.

Sanat Atölyesi Gezileri

Sanat Atölyesinden herkese merhaba,

Bu yıl sanat gezilerimizi temel cümlelerimizi dikkate alarak düzenledik:

İlk olarak  Ressam Osman Hamdi Bey öncülüğünde 13 Haziran 1891 yılında açılan ve mimarisini Alexandre Vallaury’in yaptığı dünyada müze binası olarak inşa edilmiş ender yapılardan biri olma özelliği taşıyan, neo-klasik mimarinin en güzel ve görkemli örneklerinden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzesini, Anasınıfı ve 1. sınıflar ile ziyaret ettik.

Anasınıfı olarak  müze kuralları, rölyef, heykel nedir? sorularının cevabını bulduk. 1. sınıf öğrencileri ile ise gündemizde yer alan harf konusun eski uygarlıklardaki karşılığını aramaya koyulduk.

20190926_102558

Diğer gezimiz Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi -Teras Sergileri oldu. Sergi, 16. İstanbul Bienali paralel sergilerinden biriydi.

Elgiz Müzesi, bu sene 11.’sini düzenlediği teras sergisinde, çağdaş sanat heykellerini, kirlilik ve Dünya’nın kaynaklarının tüketilmesini sorgulayan çevreci eleştiri ekseninde buluşturdu. 

Okul gündemimizde yer alan temel cümlelerimizle bağlantılı proje gezimizde, Arif Çekderi, Aslı İrhan, Berkay Buğdan, Büşra Kölmük, Can Alpan, Caner Şengünalp, Cemre Demirgiller, Ceylan Dökmen Sakin, Çağdaş Erçelik, Duygu Deniz Bilgin, Esra Ekşi, Furkan Depeli, Gönül Nuhoğlu, Gözde Can Köroğlu, Gülnur Kılıç, Güzide Çalışal, Halil Daşkesen, İmdat Avcı, Işıl Kapu Özsakabaşı, Lale Altunel, Levent Ayata, Lidya Wassmuth, Muhammet Hanifi Zengin, Muzaffer Tuncer, Neslihan Pala, Özgür Mehmet Sakallı, Kemal Özkan Arslan, Tuncay Koçay, Win.Ju, Yıldız Güner’in  bu konuyu 3 boyutlu nasıl yorumladıklarını, yakından inceleme fırsatı bulduk. Gezi kitapçıklarımızdaki soruları cevaplayıp seçtiğimiz eseri çizim dili ve fotoğraf dili ile ifade ettik. 

20191017_100831 20191017_102101 20191017_102329 20191017_103232 20191017_103438 20191017_110406 20191017_111258

16. İstanbul Bienali – 7. Kıta Manifestosu:

“İçinde yaşadığımız dünyanın yeni bir jeolojik çağa girdiği konusunda pek çok bilim insanı hemfikir.
Antroposen adı verilen bu yeni çağın en belirgin özelliği ise, ona jeolojik faaliyetlerden ziyade insan
faaliyetlerinin yol açmış olması. Antroposen’de gezegenin insan eli değmemiş köşeleri gitgide
azalırken, yerleşim merkezleriyle diğer canlıların paylaştığı kırsal arasında var olduğuna inanılan
kültür-doğa ayrımı da ortadan kalkıyor. Dünya, şehirlerin tek bir megapolde birleştiği, merkezi
olmayan, tamamen insan üretimi bir mekâna dönüşüyor. Canlılar ile makinelerin, doğal ile yapay
zekânın iç içe geçtiği bu çağda ise sanat, giderek insanı merkezine almaktan vazgeçerek yönünü insan
ile insan-olmayan arasındaki sınırın geçirgenleştiği bir dünyayı araştırmaya doğru çeviriyor.

Yedinci Kıta, sanatı, insanın etkilerini, takip ettiği yolları, bıraktığı izleri ve insan-olmayanlarla
etkileşimini araştıran bir antropoloji olarak tanımlıyor. Bienal ana başlığını, Antroposen çağının
küresel ısınmayla birlikte en gözle görünür sonuçlarından biri olan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki
devasa atık yığınından alıyor. Popüler bilimdeki adıyla “Yedinci Kıta”, 3,4 milyon kilometrekare
genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana geliyor. İnsan atıklarının
okyanusun ortasında dünyaya yeni bir kıta kazandırdığı bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik
sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile
birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturuyor.”

16. İstanbul Bienali kapılarını MSGSÜ Resim Heykel Müzesi, Pera Müzesi, Büyükada’da olmak üzere 3 farklı mekanda sergileniyor.
Bienal kapsamında 56 sanatçının  yapıtlarıyla sorguladığı konuları yakından inceleme fırsatı bulduk. Fotoğraf  ve çizim dili ifade biçimlerimizden biriydi.

20191030_103633 20191030_104004 20191030_111741 20191030_115824 20191030_120001 20191031_103416 20191031_104928 20191031_114711 20191031_120216

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri

Yeni bir döneme başladık. Hepimiz için hayırlı olsun. Birbirimizi çok özlemiştik. Ne yaptıklarımızı ve ödevlerimizi birbirimize sunduk. Bu dönemde ders içinde ne yapacaklarımızdan bahsettik ve beraber hangi ders hangi kitabı işleyeceğimize karar verdik. Devamını Oku