Hazırlık sınıfı İngilizce blog

  • Learning the words “ baby, bear, cat, “ “ this is a bear, It’s a baby “ “This is a cat , it’s a mom…
  • A listening and pointing exercise from the book to learn mother and baby animals.A listening and matching exercise to practice the new vocabulary and structure
  • A matching and colouring activity from our workbook to revise mother and baby animals.”what’s this? This  is a  baby bear…where  is baby bear’s mother?  – follow the line and find”
  • Revision of letters “a,b,and c” “Apple , bus, cat” tracing and drawing the letters and sticking their pictures . Listening to Alphabet train song. Finding the words beginnig with these letter counting and colouring the letters “ a, b, c” Asking and answering “ – How many a/b/c’s  are there in the picture. “

Permakamp- Doğal boya atölyesi

Permakamp’ta güne Eren’in peşine takılarak derenin kenarında zorlu bir yolda ,söylene söylene,yürüyerek başladık. :)

IMG_1248

IMG_1252

IMG_1254

Güneş ve Senem’in desteği ile kahve,zerdeçal, etraftan toplanan çiçekler, dut, yeşillikler, kırmızı lahana ve toprak havanda dövüldü, çekiçle ezildi ve blender da çekildi. Sirke ve karbanot kullanarak bu renklerden farklı tonlar elde edildi. Ve sonuç doğal boyalarla güzel mi güzel bir masa örtüsü :)

IMG_1275

IMG_1295

IMG_1298

IMG_1304

IMG_1319

IMG_1325

IMG_1277

IMG_1294

IMG_1321

IMG_1316

IMG_1279

IMG_1336

Ve tabii biraz eğlence…

IMG_1247

IMG_1257

IMG_1261

IMG_1266

IMG_1343

IMG_1344

IMG_1265

Dönüş yolu…

IMG_7689

 

 

 

 

‘Bütün renkler, bütün işler insanlar içindir.’

Özge: İki çocuk çizdim buraya. Biri erkek biri kız. Bana erkek çocuğun yapamadığı/yiyemediği belki giyemediği ya da kız çocuğun yapamadığı/yiyemediği belki giyemediği şeyleri söyler misiniz? Buraya yazmak istiyorum.

Masal: Erkekler prensesleri sevmez.

Ela K.: Nasıl sevmez ya?

Çakıl: Ama bazı kızlar sevmeyebilir ama erkekler sevebilir.

Tan: Erkekler kız oyunlarını sevmez. Erkekler Barbielerle oynamaz.

Eren: Ben seviyorum hayır.

Defne: Kızlar arabalarla oynamaz.

Aymin: Ben oynuyorum.

Masal: kız arabaları var.

Asya: Kızlar futbol oynayamaz. Maça çıkamaz.

Aymin: Hayır kız maçları bile var.

Ela K.: Erkekler bale yapamaz.

Tan: Yapabilir ama sevmez.

Eren: Erkekler kız kilodu giyemez.

Luka: Kızlar çok derine dalamaz.

Masal: Bu doğru değil.

Çakıl: Erkekler etek giymez.

Eren: Hayır giyiyor bazıları.

Masal: Erkekler kızlardan daha çok sinirlidir. Ve daha çok bağırırlar.

Çakıl: Erkekler fırfırlı ayakkabı giymez.

Eren: Ne isterse onu giyebilir.

Masal: Kızlar savaşçı olamaz.

Aymin: Ben savaşı değil barışı seviyorum. O yüzden savaşı olmam.

Ela K.: Erkekler pembe sevmez.

Masal: Kızlar karete yapamaz.

Çakıl: Erkekler parlak şeyler sevmezler.

Eren: Ben altın çok severim

Çakıl: Erkekler kurdele takmaz.

Masal: Erkekler küpe takmaz.

Tan: Ben takıyorum.

Luka: Fırat takıyor mesela.

Defne: Erkekler yemek yapmaz.

Aymin: Benim babam yapıyor

Ada: Benim babam çok güzel yapıyor.

Asya: Erkekler ütü yapamaz.

Aymin: Benim babam kendi gömleklerini ütülüyor.

Masal: Erkekler temizlik yapamaz.

Asya: Benimki hiç yapamıyor. Elini yaktı yanlışlıkla.

Tan: bu bir kızın görevi değil erkekler yapabilir.

Aymin: Evet herkes kendi gömleğini ütüleyebilir bir yere gideceği zaman.

Özge: Tamam şimdi tek tek konuşalım bakalım çok şey yazdık. ‘erkekler bale yapamaz’ demişsiniz.

Aymin: Aslında yapabilir. Çoğunlukla yapmıyor olabilirler ama yapabilirler.

Asya: Kimse bunu çok görmediği için böyle düşünüyor olabilir.

Masal: İsterse yapabilir.

Luka: Bu onun hakkı isterse yapsın.

Özge: Kızlar arabalarla oynamaz.

Aymin: Ben oynuyorum.

Ada: ben istiyorum ve oynuyorum.

Özge: Kızlar futbol oynamaz.

Defne: İsterse oynar.

Luka: Ben her zaman izlediğimde hiç sahada kız göremiyorum. Hep erkek görüyorum.

Aymin: Çünkü çok nadir görünüyor.

Özge: Neden nadir görünüyor ki?

Masal: Çünkü oraya çıkmaktan korkuyorlar bazı erkeklerden korkuyorlar

Asya: Bundan korkmamalılar.

Eren: Çünkü böyle düşünen insanlar var.

Ada: Kızların oynadığını görmemiş olabilirler ama kızlar hatta bazen daha güzel oynar.

Tan: Özge sade sahanın yanında kızlar oynuyor. Kızlar oynayamıyor çünkü biraz yavaş vuruyorlar

Masal: Hayır ben Oskay’dan daha güzel oynuyorum mesela. Belki senden bile güzel oynuyorum.

Aymin: Ben çok güzel şut atıyorum.

Tan: Evet olabilir. Ama bazıları hafif vuruyor.

Özge: O zaman kızlar yapamaz diye genelleyemiyoruz.

Eren: Mesela bazı kızların attığı golleri erkekler tutamıyor.

Çakıl: Bazı kızlar erkeklerden daha becerikli olabilir bazı erkekler de bazı kızlardan becerikli olabilir. Bu normal.

Özge: Peki ‘erkekler kızlardan daha çok sinirlidir’ demişsiniz.

Eren: Kızlar çok fena kızabiliyor. ‘Sana küstüm’ diyip gidebiliyorlar.

Tan: Daha hassaslar çünkü

Ada: Yoo siz de çok hassassınız.

Aymin: Annem bazen o kadar sinirleniyor ki babam onu sakinleştirmeye çalışıyor. Ama şekeri falan düşüyor.

Ela K.: Aslında herkes her istediğini yapabilir.

Luka: Mesela babam her zaman ben uyandığımda bana kahvaltı yapıyor. Bu annemin görevi değil. Herkesin görevi

Ela K.: Bazı erkekler yapmayabilir ama bu da onun kendi seçimi.

Asya: Ama bunlar onun kız ya da erkek olmasıyla ilgili değil. Farklılıklarımızla ilgili.

Masal: Cinsiyetiyle bir ilgisi yok.

Asya: Bütün renkler bütün işler insanlar içindir. Kız rengi ya da erkek rengi diye bir şey yok.

Çakıl: Bir şeyi erkek ya da kız diye ayıramayız.

Ada: Benim babam benim Barbielerimle bile oynuyor.

Eren: Herkes her istediğini yapar.

Özge: Peki o zaman neden buraya böyle ayrımlar yazdırdınız bana?

Aymin: Bazı kişiler öyle ayrım olduğunu sanıyor. Ama biz böyle düşünmüyoruz. Herkes yapabildiklerini yapabilir.

Asya: Bazı insanlar böyle düşündüğü için sana böyle yazdırdık. Ama bunlar doğru değil. Herkes kendine inanırsa her şeyi yapabilir.

Ada: ‘Erkekler böyle yapamaz’ diyor bazı insanlar. Ama yanlış. Bazı insanlar böyle düşünüyor.

Asya: İnsanların böyle düşünmesini engelleyemeyiz. Herkes farklı düşünür.

Masal: Ama böyle düşünebilir evet Asyacım ama kimseye ‘öyle yapma’ diyemezsin.

Asya: Kimse çocuğuna kızına ya da mesela oğluna bu oyuncakla oynama diyemez. Çünkü erkek olsa bile Barbielerle oynama hakkı var. Bu onun istediği şey.

Luka: Herkes özgür

Defne: Sen onun düşündüğü şeye karşı koyamazsın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

bu haftadan kısa kısa…

Bu haftaya öğle yemeğinde yiyeceğimiz salata için maydanoz, dereotu ve marulları ayıklamakla başladık.

IMG_1142

IMG_1143

IMG_1144

IMG_1154

Kaşık ve çatal yan yana mı olmalı yoksa biri sağda biri solda mı olmalı? Hangi türlü rahat yemek yeniyor? Bu sorunun cevabını bulmak için başladılar denemeler yapmaya…

IMG_1159

IMG_1163

IMG_1160Bu haftanın yoğurdunu geçen hafta öğrendikleri tarife göre Aymin,Asya,Çakıl, Defne ve Ela yaptı. Çok ama çok çok lezzetliydi :)

IMG_1200

IMG_1203

IMG_1205

IMG_1214

koku ve tat üzerine denemeler…

Geçen hafta mutfağımızda toz halde olan ne var ne yoksa toplamış sınıftaki mutfağımıza yerleştirmiştim.

IMG_7597

Çocuklar aynı renkte olanları tat, koku ve yapısına göre ayırabileceklerini ve bu sayede yemeklerine koyabileceklerini söyleyince bu süreci oyunlaştırdık. Önce koklayarak ne olduğunu tahmin etmeye çalıştılar daha sonra tadarak. Ah ama keşke şu pul biber olmasaydı ‘yandııık!’ doğrusu.

IMG_1170 IMG_1173 IMG_1180 IMG_1184 IMG_1194

yoğurt yapımı

İlk tarifimiz için kolları sıvadık ve Sevil Hanım ile İris Hanım’ı sınıfımıza davet ettik.

İris: Siz bu sütü ısıtmışsınız ama biz gelene kadar soğmuş biraz ısıtmak gerekecek. Önce isterseniz malzemelerin üzerinden geçelim.

Işık: Sütü kaynattık.

Asya: Ve defterimize not ettik.

Oskay: Artık siz gidince biz yoğurdumuzu kendimiz yapacağız.

Sevil: Çok güzel. Sütü önce kaynattık siz zaten bunu yapmışsınız. Sütü kaynattıktan sonra biraz soğumaya bırakmamız gerekiyor. Ama çok soğumaması gerek. Geldik baktık ve biraz fazla soğuk olduğunu gördük. Neden sizce sütün soğuk ya da sıcak değil ılık olması gerekiyor?

Masal: Benim annem dedi ki parmağını içine soktuğunda 9’a kadar sayabilmen gerekiyor.

Işık: Bence mayanın daha iyi olması için.

Sevil: Maya nedir?

Asya: Hamur gibi bir şey.

Işık: Yoğurdun içine koyduğun şey.

Lukas: Benim anneannem pastanın içine falan koyuyor.

Ela K.: Mayanın daha iyi parçalanması için.

Masal: Maya yoğurt gibi bir şey.

Lukas: Böyle çok yumuşak.

İris: Sen elledin mi mayayı?

Lukas: Hayır

İris: Görünüşü mü yumuşak?

Lukas: Evet anneannem dokunuyor.

Işık: O pasta mayası. Bu yoğurt mayası

Sevil: Farklı mayalar mı var?

Işık: Evet çeşitli mayalar var.

Sevil: Yoğurt yaparken hangisini kullanıyoruz?

Işık: Yoğurt mayasını

Oskay: Bira mayası diye bir şey var. Benim babam bira yaparken kullanıyor.

Sevil: Evet. Peki bu mayalar neler yapıyor? Onlar yaşayan bir şey mi?

Oskay: Yaşamıyor. Daha hızlı yapmalarını etkiliyorlar.

Asya: Yaşayan şeyler onlar

Ela K.: Onlar mantar gibi şeyler yaşıyorlar. Mantardan yapılıyorlar.

Özge: Nasıl, Senem ile Arboretum’da gördüğümüz gibi mi?

Eren: Yok hayır.Bu öyle mantar değil

Ela K.: Zehirli olmayan mantar.

İris: Normalde parmağınızı batırarak yapabilirsiniz ama ben size böyle bir şey getirdim.

Lukas: Termometre

Ada: Yoğurdun içine konulan termometreden

Özge: Bizim kompost termometresine biraz benzemiyor mu?

Ela K.: Evet bu da sıcaklığını ölçmek için

Işık: Maya daha iyi oluşsun diye

İris: Çok sıcak olursa ne olur?

Lukas: Olmaz maya.

Sevil: Yaşayan bir şey demiştik. Ne olur acaba çok sıcak olursa?

Ada: Ölür

Işık: Canlılığı gider.

Asya: Hücreleri falan da ölür

Işık: Zaten çok çok çok çok çok ısıtırsak peynir olur.

İris: Buradaki sayıyı okuyabiliyor musunuz? Noktayı boşverin.

Tan: 530 o

Ela K.: 50

IMG_1099

İris: Evet 50 olunca sütün altını kapatıyorsunuz.

Sevil: 50 onlara çok iyi geliyor. Ne çok sıcak ne çok soğuk.

Ela K.: Neden illa bu derecede oluyor? Neden daha az ya da daha çok olmuyor?

İris: Sana çok sıcak olursa ne oluyor?

Ela K.: Yanıyorum.

Sevil: Her canlının sevdiği sıcaklık farklı. Biz böyle havaları seviyoruz ama kutup ayıları mesela ne sever?

Tan: Çok soğuk

Sevil: Evet, mayalarda bizim sevdiğimizden biraz daha fazla sıcaklık seviyor işte. Yani bu onlara iyi geliyor.

İris: Bundan sonra yoğurtlarınızı siz yapacağınıza göre dedik ki siz bir deneyle en sevdiğiniz yoğurt şeklini bulun. İki farklı yoğurt yapalım farklı miktarda maya koyalım. Yarın tadına bakın bakalım siz karar verin. Tabi bunu yazmak lazım 1 mi yazacaksınız 2 mi?

Ela K.: Oraya kağıtla yazarız. İçine ne kadar maya koyduğumuzu yazarsak o zaman karışmaz.

Asya: Şöyle bir şey herkes Özge’nin yanına gidip bunu onunla yazabilir. Harf harf

Masal: Bir kaşık çizelim yanına kaç tane kaşık olursa ona göre yazalım.

Aradaki farkı gözlemlemek için bir kaba 2 kaşık diğer kaba ise 5 kaşık maya koyduk.

IMG_1098

IMG_1102

IMG_1107

Ertesi sabah açmak üzere yoğurdumuz Ela’nın bebeklik battaniyesine iyice sarıldı. :)

IMG_1111

IMG_1112

IMG_1095

Cuma günü yoğurdumuzu açtık aradaki fark üzerine konuştuk ve bundan sonra ne kadar maya koyacağımızı kararlaştırdık.

IMG_7639

IMG_1132

IMG_1139

Sevil Hanım ve İris Hanım’a çok teşekkür ederiz :)

 

bu haftadan kısa kısa…

Yeni temamız için sınıfımıza sizin desteğinizle küçük bir mutfak kurduk :) IMG_7599

IMG_7597

Temamız boyunca sebzelerin nasıl ayıklandığı konusunda mutfak çalışanımız Songül Abla bize bilgiler veriyor olacak. Bu hafta pazıyı pişmeye hazır hale getirdiler :) Yaprakları tencereye saplarının bir kısmını ise komposta attılar.  Buradan o an çektiğimiz videoyu izleyebilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/BT3Pwakj2rm/?taken-by=firatbingo

IMG_7607-2

IMG_1065

IMG_1069

Ve bu hafta ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Soğanlar ve rokalar artık soframızda. Tadına bakmaya bekleriz :)

IMG_1075 IMG_1079

IMG_1081

IMG_1083

IMG_1084

IMG_1086

IMG_1090

Bu hafta küçük grup çalışmalarımızda bir grup karnıbahar üzerinden “bakmak-görmek” çalışırken bir grup toplama işlemleri için kaleme kağıda sarıldı; diğer grup ise benimle birlikte görsel algı destekleme çalışması yaptı.

IMG_1114

IMG_1115

IMG_1116