japon bahçesi

Geçtiğimiz haftalarda ülkelerdeki barınak tasarımlarını incelemiş bu ülkelerdeki kültürlerin tasarlanan barınaklar üzerine etkisi üzerine konuşmuştuk. Japonya en çok ilgimizi çeken ülkelerden biri olmuştu. Sevgili Velimiz Aslı Pendar’ın önerisi ile Baltalimanı Japon Bahçesine bir gezi düzenledik. Japon kültürünü yansıtan bahçe düzeni, barınak farklılığı, çeşme ve çitleri inceledik.

IMG_5502  IMG_5513 IMG_5525 IMG_5538

IMG_5507

IMG_5552IMG_5561

 

Tasarımları üç boyuta taşıma

İki boyutta tasarladığımız barınakları Fırat’ın desteğiyle üç boyuta dönüştürme çalışması yaptık. İki boyutta tasarladıkları ile üç boyuta taşıdıklarının birebir olması için özellikle ölçme ve dengede durma noktalarına dikkat ettik.

IMG_5463

IMG_5465

IMG_5466IMG_5472IMG_5482

IMG_5491

‘geçmişte gelecek günler olur..’

Özge: Ali Mert geçen gün ‘geçmişte insanlar mağaralarda yaşıyordu’ demişti barınakları incelerken. Sonra uzun uzun geçmiş ne demek diye düşündüm. Size sormak istedim geçmiş ne demektir ve ne kadar zamana ihtiyacımız var geçmiş diyebilmemiz için?
Dila: Geçmiş bu yaşadıklarımızın ötesi demektir.
Ayda: Yani yaşanmış günler demek.
Ali Mert: Başka bir gün yani çok eski bir gün demek.
Oya: Biten günler diyebiliriz.
Çınar: Eski günler demek yani yaşadığımız günler.
Özge: O zaman sizlerin de bir geçmişi var.
Eren: Bizim geçmişimiz var senin de geçmişin var. Biz ya doğmamıştık ya da bebektik bizim geçmişimizde. Senin geçmişin de şey işte
Ayda: Özge’nin geçmişi çocukluk.
Eren: Hayır Özge’nin geçmişi de bebeklik. O çocuk olmadan önce bebekti. Bu senin geçmişin.
Can: Aslında geçmiş farklı zamanlar demek. Bitmiş farklı zamanlar. Geçmiş makinesi var mesela doğru düğmeye basarsan farklı ülkelerde farklı geçmişlere gidersin.
Özge: Dün geçmiş midir?
Çınar: Hayır değildir düne geçmiş diyemeyiz.
Eren: Dün geçmiş değildir. Geçmiş demek çoook yıllar önce demek. Geçmişte bütün çocuklar bebekti.
Dila: Geçmiş çok eskiydi yani daha anne babalarımız bile yoktu.
Çınar: Yani daha annelerimizi ve babalarımızı seçmemiştik.
Eren: Yani annelerimiz babalarımız önce evlenir geçmişte. Sonra anneler hastaneye gider sonra annemizin bütün arkadaşları orada toplanır. Annelerin karnı kesilir sonra dikiş atılır. Ondan sonra da bebek çıkmış olur. Yani ben.
Dora: Geçmişte gelecek günler olur yani. Geçmişte bebektik annemizin karnındaydık gelecekte büyük olacağız.
Dila: Yani gelecek işte o günler daha gelmediler.
Ayda: Yaşamadığımız günler
Deniz: Meeting time da yarın demek gelecek demek
Özge: Meeting time da dün dediğimiz şeyi geçmiş olarak kabul etmediniz ama.
Çınar: Günler hemen bitemez öyle iki üç saniyede o yüzden yarın hemen gelemez. Yaşamamız gerekir.
Oya: Özge senin doğum günün gelecek Temmuz’da. Bu demek gelecek demek. Yarın gelecek değildir.
Dora: Benim de gelecek. Bence yarın gelecektir dün de geçmiştir.
Eren: Geçmiş çok çok uzun yıllar olmalı Dora mesela dinazorların olduğu zaman.
Çınar: Benim doğum günüm geçti ama yine gelecek.
Özge: O zaman geçmiş dediğimiz şeyi tekrar yaşayabiliyoruz söylediğinden bunu mu anlamalıyım Çınar?
Ali Mert: Hayır yani geçti ama o ay yine gelecek.
Yaman: Aylar biter tekrar başlar biter tekrar başlar. Bu sonsuza kadar böyledir.
Can: Doğum günlerimiz bir geçer bir gelir.
Deniz: Sadece yıl değişir.
Dora: Senin böylece yıl geçince yaşın büyür. Sen bizim sınıfımızda değilken İzmirdeyken yani 24 yaşındaydın şimdi 25 böyle böyle olur sonra yaşlanacaksın.
Özge: Söylediklerinizden şu sonucu çıkarıyorum o zaman. Geçmiş ve gelecek gün ay ve yıllarla mı ölçülür?
Ayda: Bu zamandır işte. Ay gün ve yıl dersen zaman olur.
Çınar: Saatte bir zamandır ama.
Ali Mert: Eski eski zamanlarda insanlar mağaralarda yaşıyordu mesela hani sana öyle demiştim ya
Yaman: Köylerde yaşamıyorlar mıydı ya?
Deniz: Köyler yokken mağaralar vardı.
Dila:Mağaralardan sonra köyler oldu. Eğer biz mağara yaşasaydık çok komik olurdu ama o zaman ‘köyler gelecek’ derdik. Özge bizi mağaralarda yaşarken düşünsene :)
Dora: Of çok komik Özge sen böyle yırtık yırtık kıyafetler giyerdin.
Eren: Koyu kahverengi kıyafet giyerdin.
Ali Mert: Mağara adamları öyle giyiniyordu çünkü.
Ayda: Geçmişte insanlar öyle giyiniyormuş şimdi bizim gibi tayt ayakkabı falan giyiyorlar.
Ali Mert: Sonra krallar geldi ve saraylar yapıldı.
Deniz: Kaleler de diyebiliriz.
Yaman: Kaleler ve eski evler daha sağlamdı.
Can: Eskiden mağaradan başka yaşayacak bir şey bulamadılar. Yani tuğla yokmuş falan.
Çınar: Çok uzun yıllar önce işte.
Eren: Mamutların olduğu zaman.
Özge: O çok çok uzun yıllar önce insanlar mağaralarda yaşarken nasıl olmuşta ev yapma fikrini bulmuşlar o zaman?
Oya: Belki çubuklar bulmuşlardır aa demişlerdir bunları birleştirelim. Sonra çubuklardan ev olmuştur. Yağmur ormanlarındaki gibi.
Yaman: Hem böylece daha kolay ısınmışlardır. Evler mağaraya göre daha iyi.
Ali Mert: Çadırlarda da yaşamışlar eskiden.
Dila: Mağara çadıra göre daha iyi daha sağlam çünkü.
Dora: Çadır hemen ısınır ama küçücük ya.
Dila: Doğru aslında ama çadıra hayvanlar tırmanır ve yıkılır mağaralarda öyle olmaz.
Eren: Özge dur bence çok iyi bir şey yakaladım.
Özge: Paylaş lütfen
Eren: Çadırdan sonra evleri metalden yapmaya başlamışlar. Çünkü çadırı gelen kaplan yırtmış bu yüzden metal evlerde yaşamayı denemişler. Ve bakmışlar çok daha güzel.
Çınar: Biz şimdi böyle kendi evlerimizde yaşıyoruz. Artık çadırlarda yaşamayız. Geçmiş böyle bir şey.
Özge: Tekrar yaşanılamayacağını mı söylüyorsun?
Çınar: Evet artık o gün bitti.
Özge: Aklımdaki soruyu cevapladığınız için teşekkür ederim. Çok faydalı bir çember zamanı oldu benim için.
Can: Özge bak bu ders bitti artık geçti ama Esin’in dersi gelecek.
Eren: Geçmişi tekrar yaşabilsek bu derse geri dönerdik. Sen bir daha ses kaydederdin, of hayır Özge yoruldum iyi ki geçmişe dönüp bir daha konuşmuyoruz :)

5. hafta bilgilendirme

Orman Sınıfının Sevgili Velileri Merhaba;

Barınaklar ve Yerleşim Yerleri temasının 5. haftasını tamamladık ve süreçte neler yaptığımızı sizinle paylaşmak istedim.

-Ulaşmayı hedeflediğimiz ‘Yaşadığımız coğrafi bölge ve kültürümüz barınma şeklimizi etkiler’ anlayışını desteklemek adına ülkelerdeki değişik türdeki barınakları incelemiş  ve bu barınakları dünya haritasına yerleştirmiştik. Bu hafta kendi yaşadığımız bölgedeki barınakları incelemek ve bunlara kültürün yansımasını tartışmak için Miniatürk’e bir gezi düzenledik. Gezi sırasında özellikle Galata Kulesi, Kız Kulesi, Haydarpaşa Tren Garı ve Soğukçeşme Sokağını inceledik ve tarihleri hakkında bilgi aldık. Önümüzdeki haftalarda bu yapıları yerinde inceliyor ve çevresini keşfediyor olacağız.

-‘Şehrimizin bugün kanıtı olan uzun bir tarihi vardır’ anlayışına ulaşmak için ise ‘Geçmiş ne demektir? Geçmişte olan bir şey günümüzü etkiler mi? Geçmişte tasarlanan bir şeyin günümüze kalmasını sağlayan şey nedir?’  soruları üzerine konuştuk. Okulumuzda geçmişin izlerini aradık. Yaptığımız Miniatürk gezisi ile de şehrimizde geçmişten kalan yapılar ve bu yapıların tarihleri hakkında bilgilenmiş olduk.

-Üzerine konuştuğumuz ‘geçmiş ne demektir?’ sorusu aklımıza ‘geçmişte insanlar nasıl barınıyordu?’ sorusunu getirdi. Ve geçmişte insanların nasıl barındığını nerelerde yaşadığını araştırdık.

Güzel bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.

Sevgilerimle

Özge

kindergarten İngilizce

Merhabalar,

Plant a seed” 

Konumuz doğa olduğu için geçen hafta ekim yaptık  “mercimek, yer elması ve fasulye” ektik. Önce mercimek ektik ekim için adımlarımız;

*Fill the pot with soil

*Plant the seed

*Pat the seed

*Water the soil

*Put the pot near the sun

IMG_5145 IMG_5146 IMG_5147 IMG_5148 IMG_5151 IMG_5159

Saksılarımızı sınıfımızın güneş alan yerine yerleştirdikten sonra dışarıdaki büyük saksımıza yer elması ektik

Her sabah bitkilerimizi sulamaya karar verdik.

 

IMG_5160 IMG_5163 IMG_5165

Fasulyelerimizi ise çimlenmesi için ıslak kağıt havlunun içine yerleştirerek  ışık gören bir cama astık.

IMG_5175 IMG_5177

Bir hafta sonra çimlenen fasulyelerimizi de ektik

IMG_5310IMG_5309

10 gün sonra büyüyen mercimekler çocuklarımızı çok heyecanlandırdı

IMG_5327 IMG_5328

Bu kadar büyüdükleri için büyük bir saksıya ektiler

IMG_5163 IMG_5165 IMG_5315 IMG_5316

Daha sonra yaptıklarımızı pekiştirmek için “plant cycle” yaptık.

IMG_5203 IMG_5205 IMG_5209

Plant cycle projesini çok severek yaptıktan sonra craft  flower  çalışması da çocuklarımız için çok keyif verici oldu.

IMG_5214

IMG_5216 IMG_5217 IMG_5219

6.Ünitede konumuz oyuncaklar olduğu için oyuncaklarla ilgili “Bingo “oynadık.

IMG_5294IMG_5293

Yer edatlarını pekiştirmek için Courtney bahçenin ve sınıfın çeşitli yerlerine yerleştirdiği oyuncak hayvanları öğrencilerimiz bulmaya çalıştılar  nerede olduklarını bulduktan sonra cümlelerini kurdular.

“The elephant is on the table , in the kitchen.”

“The snake is on the tree in the garden.”

IMG_0348 IMG_0350 IMG_0353 IMG_0355 IMG_0356 IMG_0358 IMG_0360 IMG_0362

 

 

 

 

Bir yerin barınak olduğunu nasıl anlarız?

Özge: Bu zamana kadar barınak nedir üzerine konuştuk, birbirimizin barınaklarının benzer ve farklılıklarını inceledik, evde birlikte yaşadığımız kişilerin grafiğini oluşturduk. Bugün merak ettiğim ve size sormak istediğim şey şu ‘bir yerin barınak olduğunu nasıl anlarız?’
Eren: Bir yerin barınak olabilmesi için Özge çatısı olması gerekiyor.
Oya: Kapısı olması gerekiyor.
Dila: Ve içine girilebiliyor olmalı.
Çınar: İçine girilebilecek bir evdir aslında.
Eren:Peki o zaman köpeğin barınağında neden kapı yok.
Oya: Kuşlarda da yok.
Ali Mert: Onlar kapıyı açamazlar çünkü. Bu yüzden buna ihtiyaçları yok.
Dila: Serbest kuşların barınağının kapısı yok ama evcil kuşların var.
Dora: Bir yerin barınak olabilmesi için en önemli şey içinde hava olması gerekiyor. Çünkü orada hava almazsa yaşayamaz.
Özge: Sen dün de barınak nedir sorusuna canlıların ihtiyaçlarını karşıladığı yerdir demiştin. Alp’te bunları saymıştı.
Alp: Canlıların ısıya, suya,havaya ve besine ihtiyacı var Özge.
Dora: Alp’in saydığı şeyler barınakta olmalı o zaman barınak olur orası yoksa barınak diyemeyiz.
Yaman: Yani yemek olmalı barınağın içinde.
Uğur: Aklıma bir şey geldi köpeklerin barınağının kapısı olmasa bile orası onlar için bir barınaktır.
Alp: İçinde canlı olması gerekiyor.
Ayda: Alp’in dediği doğru ama bir de korumalı olmalı barınak. Güvenli olmalı.
Eren: Aklıma benim de bir şey geldi. Bir yerin barınak olması için içinde ayakkabı olması gerekir.
Çınar: Yoo gerekmez çıplak çıplak olabilir.
Deniz: Hayvanlar ayakkabı giymiyor mesela.
Dila: Biz evlerimizde yaşıyoruz hayvanların da barınağı onlar. İstedikleri gibi yaşayabilirler. Biz evimizde ayakkabısız dolaşabiliyorsak onlar da dolaşabilirler. Biz hayvanlarla aynıyız ama biraz da farklıyız.
Can: Orman bir barınaktır mesela besin alabiliyor canlılar orda. Hem çok güvenli. Ama işte insanlar zarar veriyor.
Dila: Orman yağmur yağmasını sağlıyor bu da iyi bir şey.
Eren: Fıstık evimizin güzel koktuğunu, hava olduğunu ve evimizin pis olmadığını düşünüyor. Bu yüzden orası bir barınak onun için.
Ayda: Bu yüzden sizi seçmiş.
Uğur: Fıstık mutlu olmasa sizi seçmezdi.
Eren: Babam nerede olursa Fıstık orada olur çünkü babamı çok seviyor.
Ali Mert: Bir yerin barınak olması için o zaman sevdiğin bir yer olmalı. Eşyalarımızı koyabileceğimiz bir yer olmalı.
Can: En önemlisi korunmak yani.
Yaman: Hayvanların sadece barınaklara değil canlılara da ihtiyacı var. Canlılar olmazsa kim onlara yemek vermeli. Ve tabi barınakta cam olmalı.
Ayda: Cam derken pencere diyelim bence.
Deniz: Ve illa ki orada su kapları olmalı.
Oya: Bizi mutlu edecek şeyler olmalı içinde.
Dora: Mutlu edecek filmler mesela
Deniz:Hayvanlar için bu olamaz ama.
Dora: Hayvanlar için sarılmak olabilir.
Ayda: Sevdiğin kişiler olmalı barınakta o zaman barınak olur orası.

Barınak nedir?

Özge: Dün size yeni tema ile ilgili bilgiler vermiştim neler yapacağız, nerelere geziye gidebiliriz diye. Ama biraz temanın adı ile ilgili konuşmak istiyorum sizinle barınak ne demek?
Deniz: Barınak aslında ev demek. Yağmur sevmeyen hayvanlar için güzel bir yer demek
Dila: Yuva gibi bir şey aslında
Deniz: Saklanmak için bir yer aslında
Çınar: Yuvamız demek yani okulda bir yuva aslında
Eren: Kulübe de olabilir barınaktır aslında. Köpeklerin evidir ama barınaktır. Köpekler bu sayede ıslanmaz ve korunur.
Özge: Alp barınak ne demek?
Alp: Barınak yaşadığımız yerdir.
Ali Mert: Ben de Alp’in dediğinden diyorum. Ben evde korunuyorum soğuktan falan. Barınaklar bunun için var.
Dora: Rahatlamamızı sağlıyor. Barınak böyle insanların ve hayvanların sığındığı yer demek.
Can: Hayvanların da yaşadığı yer diyebiliriz. Hayvanların evi orman da olabilir. Orman aslında bir barınak. Ormanlara zarar vermemeliyiz. Yoksa barınakları olmaz hayvanaların.
Oya: Barınak ev gibi aynı. Barınak olursa çok soğuk ve çok sıcak havalarda korunuruz. Kıyafetlerimizi oraya koyarız.
Yaman: Barınak benim için ev demek. Islanmamanı sağlıyor kediler ıslanmayı hiç sevmez. Soğuk hava olunca kar yağınca evler kar olmamasını sağlıyor bizi koruyor. Tabi hayvanları da.
Dila: Hayvanların kış uykusunu geçirmeleri için var barınaklar. Tehlikeli hayvanlardan korunmak için barınaklara saklanıyorlar ve türlü hareketlere giriyorlar.
Dora: Böyle aslında barınaklar ihtiyaçlarımızı yapmamız için var.
Özge: Alp canlıların ihtiyaçları neler?
Alp: Canlıların ısıya, havaya, suya ve besine ihtiyacı var.
Eren: İşte bunları biz barınakta yapıyoruz ve hayvanlarda.
Çınar: Okulda bir barınak, Barınakların içinde bir şeyler öğreniriz biz.
Ayda: Barındığımız yere barınak denir.
Dora: Sığındığımız yer de diyebiliriz.
Ayda: Herkesin kendi barınağı vardır. Ailelerimiz orada yaşar.
Dila: Barınağımız olmazsa yatağımız olmaz.
Eren: Mesela Fıstık’ın barınağı bizim evimiz onun kendi yatağı barınağı da var ama o bunu dinlenmek için kullanıyor.
Deniz: Bobo’nun barınağı da senin evin.
Özge: Dışarıdaki köpeklerin peki?
Ayda: Onlar kulübelerde yaşar.
Çınar: Kaplumbağanın da kabuğu barınağı.
Oya: Kedilerin evi benim evim sokak kedilerinin evi dışarısı.
Çınar: Mesela sen benim ablam olsaydın ben senin evinde yaşardım.
Özge: Ama ben şu an Merve ile yaşıyorum ve o benim ablam ya da kardeşim değil.
Dila: Arkadaşlarda ailedir aslında.
Çınar: Sevdiğin kişi ile barınabilirsin aslında.
Ayda: Emine teyzem benim ailem mesela ama başka barınakta yaşıyor. Ben annem, babam ve ablamla yaşıyorum.
Eren: Ben annem ve babamla yaşıyorum.
Özge: Bir de?
Eren: Fıstıık
Yaman: Ben barınağımda annem, babam ve Ahmet ile yaşıyorum.
Dila: Kuzenim, dayım,yengem annem, babam.. yok yok tamam değil öyle. Annem,babam, Papi, kedim aslında kedim öldü onu saymayalım ve balıklarla.
Deniz: Abim, ben, annem ve babam yaşıyoruz biz.
Can: Ben annem ve babamla yaşıyorum. Bir hayvanımız yok.
Dora: Annem, babam, ben ve çok kedimle altı tane kedi falan.
Özge: Alp sen barınakta kimle yaşıyorsun?
Alp: Annem, babam, ben, Ali ile yaşıyorum.
Ali Mert: Ben balıklarımla ve annem babam kendim yaşıyorum.
Oya: Ben kedimle diğer kedimle annem babam ve abim ablamla yaşıyorum.
Çınar: Özge bazen bizim kedimizin barınağı tuvalet oluyor. Annem ve babam var bir de.
Eren: Özge sen kiminle yaşıyorsun?
Özge: Ben İstanbul’da Merve ve Bobo ile yaşıyorum. İzmir’deki evimde annem ve kardeşimle. Babam Bursa’da yaşıyor bir de orda bir evim var babam ile yaşadığım.
Yaman: Yok artık ne kadar çok
Özge: Nazan sen kimle yaşıyorsun?
Nazan: Ben, annem, babam ve iki tane kardeşimle yaşıyorum.
Özge: Size çok teşekkür ederim çok keyifli br çember zamanı oldu. Bunlarla ilgili konuşmaya devam edeceğiz.
Can: Özge tamam ses kaydını kapat şimdi :)

4. hafta bilgilendirme

Orman Sınıfının Sevgili Velileri Merhaba;

Barınaklar ve Yerleşim Yerleri temasının 4. haftasını tamamladık ve süreçte neler yaptığımızı sizinle paylaşmak istedim.

-Ulaşmayı hedeflediğimiz ‘Yaşadığımız coğrafi bölge ve kültürümüz barınma şeklimizi etkiler’ anlayışını desteklemek adına ülkelerdeki değişik türdeki barınakları inceledik ve bu barınakları dünya haritasına yerleştirdik.

-Değişik türdeki barınakları inceledik (igloo, Bajauların evleri, Korowailerin evleri..) Bu barınak türleri arasındaki farklar nelerdir ve bu farklılığa sebep olan şey nedir? sorusunu üzerine tartıştık. Sonuçta elde ettiğimiz hipotezlerle iklim, besine yakınlık, coğrafi konum ve kullanılan malzeme farklılıkları maddeleri üzerinde durduk.

– Hayvanların barınakları nelerdir? Nasıl gruplayabiliriz? sorusu üzerine konuştuk ve mağarada, suda,ağaçta,kendi kabuğunda ve toprağın altında yaşayan hayvanlar olarak gruplandırdık. Doğa teması boyunca hayvan barınakları üzerine konuşmuştuk ama buradaki amacımız bunu başlıklar altında gruplamak ve daha sonra grafik diline aktarmaktı. Gruplama yaptıktan sonra oluşturduğumuz grafiklerle hangi grupta daha çok veya az canlı olduğunu karşılaştırdık.

-2. hafta sonunda merak duvarındaki ‘barınaklarla ilgili neyi merak ediyorsun?’sorusuna verdikleri ve bu süreçte başlatacakları bireysel projelerin adımlarını belirledik. Bu merak ettiğin şeyi nereden öğrenebilirsin, kimden destek alabilirsin? sorularından yola çıkarak ilk adımlarımızı şekillendirdik.

Güzel bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.

Sevgilerimle

IMG_5384

 

 

 

 

 

IMG_5358

IMG_5366

IMG_5382

 

 

Solucan barınak tasarımı

Bu hafta üzerine konuştuğumuz hayvan barınakları konusundan yola çıkarak solucana bir barınak tasarlama kararı aldık. Bu tasarladığımız barınak sayesinde hem solucanın hareketlerini inceleyeceğiz hem de solucanın toprağa olan etkisini gözlemleme şansı bulacağız. Gruplara ayrılıp solucan barınağı tasarladık ve  yaptığımız tasarımlar üzerine konuştuk. Ortak karar verdiğimiz tasarımdan yola çıkarak bugün barınağımızı hazırladık.

Devamını Oku