Tasarımları üç boyuta taşıma

İki boyutta tasarladığımız barınakları Fırat’ın desteğiyle üç boyuta dönüştürme çalışması yaptık. İki boyutta tasarladıkları ile üç boyuta taşıdıklarının birebir olması için özellikle ölçme ve dengede durma noktalarına dikkat ettik.

IMG_5463

IMG_5465

IMG_5466IMG_5472IMG_5482

IMG_5491

‘geçmişte gelecek günler olur..’

Özge: Ali Mert geçen gün ‘geçmişte insanlar mağaralarda yaşıyordu’ demişti barınakları incelerken. Sonra uzun uzun geçmiş ne demek diye düşündüm. Size sormak istedim geçmiş ne demektir ve ne kadar zamana ihtiyacımız var geçmiş diyebilmemiz için?
Dila: Geçmiş bu yaşadıklarımızın ötesi demektir.
Ayda: Yani yaşanmış günler demek.
Ali Mert: Başka bir gün yani çok eski bir gün demek.
Oya: Biten günler diyebiliriz.
Çınar: Eski günler demek yani yaşadığımız günler.
Özge: O zaman sizlerin de bir geçmişi var.
Eren: Bizim geçmişimiz var senin de geçmişin var. Biz ya doğmamıştık ya da bebektik bizim geçmişimizde. Senin geçmişin de şey işte
Ayda: Özge’nin geçmişi çocukluk.
Eren: Hayır Özge’nin geçmişi de bebeklik. O çocuk olmadan önce bebekti. Bu senin geçmişin.
Can: Aslında geçmiş farklı zamanlar demek. Bitmiş farklı zamanlar. Geçmiş makinesi var mesela doğru düğmeye basarsan farklı ülkelerde farklı geçmişlere gidersin.
Özge: Dün geçmiş midir?
Çınar: Hayır değildir düne geçmiş diyemeyiz.
Eren: Dün geçmiş değildir. Geçmiş demek çoook yıllar önce demek. Geçmişte bütün çocuklar bebekti.
Dila: Geçmiş çok eskiydi yani daha anne babalarımız bile yoktu.
Çınar: Yani daha annelerimizi ve babalarımızı seçmemiştik.
Eren: Yani annelerimiz babalarımız önce evlenir geçmişte. Sonra anneler hastaneye gider sonra annemizin bütün arkadaşları orada toplanır. Annelerin karnı kesilir sonra dikiş atılır. Ondan sonra da bebek çıkmış olur. Yani ben.
Dora: Geçmişte gelecek günler olur yani. Geçmişte bebektik annemizin karnındaydık gelecekte büyük olacağız.
Dila: Yani gelecek işte o günler daha gelmediler.
Ayda: Yaşamadığımız günler
Deniz: Meeting time da yarın demek gelecek demek
Özge: Meeting time da dün dediğimiz şeyi geçmiş olarak kabul etmediniz ama.
Çınar: Günler hemen bitemez öyle iki üç saniyede o yüzden yarın hemen gelemez. Yaşamamız gerekir.
Oya: Özge senin doğum günün gelecek Temmuz’da. Bu demek gelecek demek. Yarın gelecek değildir.
Dora: Benim de gelecek. Bence yarın gelecektir dün de geçmiştir.
Eren: Geçmiş çok çok uzun yıllar olmalı Dora mesela dinazorların olduğu zaman.
Çınar: Benim doğum günüm geçti ama yine gelecek.
Özge: O zaman geçmiş dediğimiz şeyi tekrar yaşayabiliyoruz söylediğinden bunu mu anlamalıyım Çınar?
Ali Mert: Hayır yani geçti ama o ay yine gelecek.
Yaman: Aylar biter tekrar başlar biter tekrar başlar. Bu sonsuza kadar böyledir.
Can: Doğum günlerimiz bir geçer bir gelir.
Deniz: Sadece yıl değişir.
Dora: Senin böylece yıl geçince yaşın büyür. Sen bizim sınıfımızda değilken İzmirdeyken yani 24 yaşındaydın şimdi 25 böyle böyle olur sonra yaşlanacaksın.
Özge: Söylediklerinizden şu sonucu çıkarıyorum o zaman. Geçmiş ve gelecek gün ay ve yıllarla mı ölçülür?
Ayda: Bu zamandır işte. Ay gün ve yıl dersen zaman olur.
Çınar: Saatte bir zamandır ama.
Ali Mert: Eski eski zamanlarda insanlar mağaralarda yaşıyordu mesela hani sana öyle demiştim ya
Yaman: Köylerde yaşamıyorlar mıydı ya?
Deniz: Köyler yokken mağaralar vardı.
Dila:Mağaralardan sonra köyler oldu. Eğer biz mağara yaşasaydık çok komik olurdu ama o zaman ‘köyler gelecek’ derdik. Özge bizi mağaralarda yaşarken düşünsene :)
Dora: Of çok komik Özge sen böyle yırtık yırtık kıyafetler giyerdin.
Eren: Koyu kahverengi kıyafet giyerdin.
Ali Mert: Mağara adamları öyle giyiniyordu çünkü.
Ayda: Geçmişte insanlar öyle giyiniyormuş şimdi bizim gibi tayt ayakkabı falan giyiyorlar.
Ali Mert: Sonra krallar geldi ve saraylar yapıldı.
Deniz: Kaleler de diyebiliriz.
Yaman: Kaleler ve eski evler daha sağlamdı.
Can: Eskiden mağaradan başka yaşayacak bir şey bulamadılar. Yani tuğla yokmuş falan.
Çınar: Çok uzun yıllar önce işte.
Eren: Mamutların olduğu zaman.
Özge: O çok çok uzun yıllar önce insanlar mağaralarda yaşarken nasıl olmuşta ev yapma fikrini bulmuşlar o zaman?
Oya: Belki çubuklar bulmuşlardır aa demişlerdir bunları birleştirelim. Sonra çubuklardan ev olmuştur. Yağmur ormanlarındaki gibi.
Yaman: Hem böylece daha kolay ısınmışlardır. Evler mağaraya göre daha iyi.
Ali Mert: Çadırlarda da yaşamışlar eskiden.
Dila: Mağara çadıra göre daha iyi daha sağlam çünkü.
Dora: Çadır hemen ısınır ama küçücük ya.
Dila: Doğru aslında ama çadıra hayvanlar tırmanır ve yıkılır mağaralarda öyle olmaz.
Eren: Özge dur bence çok iyi bir şey yakaladım.
Özge: Paylaş lütfen
Eren: Çadırdan sonra evleri metalden yapmaya başlamışlar. Çünkü çadırı gelen kaplan yırtmış bu yüzden metal evlerde yaşamayı denemişler. Ve bakmışlar çok daha güzel.
Çınar: Biz şimdi böyle kendi evlerimizde yaşıyoruz. Artık çadırlarda yaşamayız. Geçmiş böyle bir şey.
Özge: Tekrar yaşanılamayacağını mı söylüyorsun?
Çınar: Evet artık o gün bitti.
Özge: Aklımdaki soruyu cevapladığınız için teşekkür ederim. Çok faydalı bir çember zamanı oldu benim için.
Can: Özge bak bu ders bitti artık geçti ama Esin’in dersi gelecek.
Eren: Geçmişi tekrar yaşabilsek bu derse geri dönerdik. Sen bir daha ses kaydederdin, of hayır Özge yoruldum iyi ki geçmişe dönüp bir daha konuşmuyoruz :)

Eğlence Sınıfı Mart 2.Hafta

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri,

Eğlence sınıfı bu hafta duyu organlarımız üzerine bir deneyim yaşadılar. Duyu organlarımızın neler olduğu, ne işlere yaradığı ve sağlığını korumak için neler yapabileceğimiz üzerine konuştuk. Doğuştan görme ve işitme kaybı olan küçük bir kız çocuğunun hikayesini izledik. Hayatını ve yaşadıklarını  kendisi bir ropörtajda anlatıyordu. Daha sonra bu hikayenin “Black” adı ile filmleştirildiğini öğrendik. Daha sonra ise doğuştan görme kaybı olan bir ressamın İtalya’da ki deneylere nasıl dahil olduğunu izledik. Bu kişi Eşref Armağan’dı. Parmaklarıyla gören Eşref Armağan’ın etkileyici hikayesinden esinlenerek bizde parmaklarımızla görmek üzerine bir çalışma yaptık.

esref-armagan-resimleri1

Eşref doğuştan görme engelli olmasına rağmen resimlerinde tonlamalar ve gölgelendirmelere bir hayli yer vermiş olması bizi oldukça şaşırttı. İncelediğimiz eserlerinde kağıtta perspektifi ustalıkla kullanıyor oluşu bilim insanlarınında dikkatıni çekmiş ve bir deneye konuk olmuş.  Daha önce hiç görmediği İtalya’nin eski mimari eserlerinden birine götürüp burayı çizmesi istenmiş ve sonuç oldukça şaşırtıcı olmuş. Daha detaylı izlemek isteyenler bağlantı üzerinden içeriğe ulaşabilir.  (  https://www.youtube.com/watch?v=Ii9VuuxBYk0  )

Eşref Armağan kendini şu sözlerle anlatıyor ; 1953 yılında İstanbul’da doğdum. Doğuştan görme engelliyim. Hiç görmediğim dünyayı, üç yaşımdayken çok merak etmeye başladım. Söylenilen şeylerin nasıl olduğunu merak ediyordum. O kadar meraklıydım ki elime geçen her şeyi görenlere sorardım. Nasıl durduğunu, hangi renkte olduğunu, başka renklerde olup olmadığını, değişik yerlerden bakıldığında görüntüsünün nasıl olduğunu, üzerindeki detaylarının ve o cismin ne işe yaradığını sormaya başladım. Görmezliğimin düzelmesine imkan yoktu, böyle süreceğini bildiğim için kendime göre bir yaşam hazırlamam ve yaşama uyum sağlamam lazımdı. Küçükken babam bana oyuncaklar getirirdi ve elime verirdi. Önce iki avcumun içine sığabilecek cisimleri tanımaya başladım. Bazı objeleri ise kabartma resimleri sayesinde öğrendim. O modelleri elleyerek diğer bir kağıda aynısını geçirmeye başladım. Bunu yaptıkça somut olarak çizebildiğimi anladım.” Aşağıda sanatçıya ait bir kaç eserin fotoğrafı mevcut.

 

18 24 28 32 37

 

Biz bu hikayeden çok etkilendik ve bizde kendi parmaklarımızla görmeyi denedik. İste bizim parmaklarımızla gördüklerimiz:

 

IMG_3169 IMG_3174IMG_3170 IMG_3171 IMG_3172 IMG_3173

 

Bu çalışmayı yaparken duyu organlarımızın aslında nasıl da birbiri ile işbirliği içinde çalıştığını yaşayarak anladık. Her gün kullandığımız nesneleri gözlerimiz kapalıyken tanımaya çalışmak, onu bir kağıda çizebilmek oldukça zorlayıcı idi.

 

Matematik dersinde çarpma işlemlerine ve ritmik saymalara devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta öğrendiğimiz çarpma tekniğini pekiştirmek için bu hafta çarpma işlemlerimizi şifreli bir kağıtta yaptık. Çarptığımız sayıların içinde bulunduğu aralığa göre kodlanmış renklere boyadık ve hangi şeklin oluştuğunu bulmaya çalıştık.

 

 

 

IMG_3178IMG_3180 IMG_3176 IMG_3177

 

 

Ayrıca kendimize yanımızda taşınabilir bir çarpma anahtarlığı da yapmayı ihmal etmedik.

 

 

IMG_3181 IMG_3182IMG_3175

 

 

Tükçe dersinde dikte çalışmaları, okuma saati ve takipli okuma çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu hafta ormanda herkes tarafından sevilen bir tavşanın başına gelenleri okuduk. Bu tavşan çok popüler olmasına rağmen kimse ona yardım etmek istemiyordu. Nedenlerini sınıfça konuştuk. Metni yorumladık ve kendimiz için çıkarımlarda bulunduk. Dikte çalışmalarımızın şeklinde bu hafta bir değişiklik oldu. Eğlence sınıfı kendi senaryosunu yazmaya karar verdi ve dikte cümlelerini bu senaryo üzerinden seçerek yaptılar. Oldukça maceralı giden bu senaryo yakın zamanda sizlerle buluşabilir. Hazırlıklı olun! :))

 

Herkese iyi tatiller diliyorum :)

5. hafta bilgilendirme

Orman Sınıfının Sevgili Velileri Merhaba;

Barınaklar ve Yerleşim Yerleri temasının 5. haftasını tamamladık ve süreçte neler yaptığımızı sizinle paylaşmak istedim.

-Ulaşmayı hedeflediğimiz ‘Yaşadığımız coğrafi bölge ve kültürümüz barınma şeklimizi etkiler’ anlayışını desteklemek adına ülkelerdeki değişik türdeki barınakları incelemiş  ve bu barınakları dünya haritasına yerleştirmiştik. Bu hafta kendi yaşadığımız bölgedeki barınakları incelemek ve bunlara kültürün yansımasını tartışmak için Miniatürk’e bir gezi düzenledik. Gezi sırasında özellikle Galata Kulesi, Kız Kulesi, Haydarpaşa Tren Garı ve Soğukçeşme Sokağını inceledik ve tarihleri hakkında bilgi aldık. Önümüzdeki haftalarda bu yapıları yerinde inceliyor ve çevresini keşfediyor olacağız.

-‘Şehrimizin bugün kanıtı olan uzun bir tarihi vardır’ anlayışına ulaşmak için ise ‘Geçmiş ne demektir? Geçmişte olan bir şey günümüzü etkiler mi? Geçmişte tasarlanan bir şeyin günümüze kalmasını sağlayan şey nedir?’  soruları üzerine konuştuk. Okulumuzda geçmişin izlerini aradık. Yaptığımız Miniatürk gezisi ile de şehrimizde geçmişten kalan yapılar ve bu yapıların tarihleri hakkında bilgilenmiş olduk.

-Üzerine konuştuğumuz ‘geçmiş ne demektir?’ sorusu aklımıza ‘geçmişte insanlar nasıl barınıyordu?’ sorusunu getirdi. Ve geçmişte insanların nasıl barındığını nerelerde yaşadığını araştırdık.

Güzel bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.

Sevgilerimle

Özge

Kartallar Sınıfı / Mart Ayı 2. Hafta

Merhabalar,

Öğrencilerimizle bu haftaya geçen hafta çemberde konuştuğumuz paralar konusunu küçük çemberlere taşıyarak başladık.

-Bence paralar değişiyor. Çünkü renkleri, daha güzel görünmeye başlıyor. Üstünde Atatürk var. O yüzden yani güzelleşiyor. Paralar elimize daha az zarar vermeye başlıyor.

-Zamanımız da değişiyor arabalar, medeniyet değişiyor. Bilgisayar ve teknoloji değişiyor. O yüzden de değişiyor.

-Hakikaten her şey değişiyor. Ama paralar değiştiği için egenin değdi gibi teknoloji değişiyor acaba gelecekte nasıl çok uçan paralar mı olacak.  Sen şuraya git mi diyeceğiz?

-Gelecekte paralar şöyle olacak. Üzerine bir şey yazacaksınız sonra para gidecek üzerine göz yapabilirler bankaya gidecek.

-Tahtadan ise şeyler hemen çiziyorlar. Gümüşten olunca çok değerli oluyor, bedavaya altın alıyor gibi demirden olsa iyi eskiden demir yoktu. En sonunda para içine mekanizma koyup konuştururlar “Ben 10 lirayım. Ben altınım. Cumhuriyet altınıyım.” filan insanlar o zamanda konuşmaya bile üşenirler.

-Bence gelecekte paralar elektronik olmayacak bence konuşmayacak konuşması için ağız yapmaları lazım.

-Ses teline ihtiyaç var.  O kadar kalın değil.

Bu konuşmalar sırasında paralar konusundaki merakın daha çok teknolojiyle bağlantılı değişimi ve gelecekte paraların nasıl değişebileceği üzerine olduğunu gördük. Mimar velimiz Zeynep Muluk’la iletişime geçmiştik ve kendisiyle beraber binaların geçmişten günümüze değişimini görmek adına Balat’a gezi düzenledik. Balat gezimiz sırasında Sevim Yünlüel de bize eşlik etti. Gezi öncesi çemberimize katılan Zeynep hanım bir sunumla öğrencilerimizi gezi için hazırladı ve gezi sırasında öğrencilerimiz sunumdaki binalar ile Balatta gördükleri binaları karşılaştırma fırsatı buldular. Haftanın sonuna geldiğimizde ise  “Yetişkinleri gözlemleyerek para harcamayı gerektiren bir amaç belirler ve bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini tartışır.” kazanımıyla ilişkili olarak hazırladıkları çalışmaları arkadaşlarına sundular. İkinci kez sunum yapan öğrencilerimiz ilk sunumlarına göre daha rahat ve sunum kazanımlarına (Ses tonu, materyal kullanımı, jest ve mimikler) daha hakim bit tutum sergilediler. Eşyaların, oyunların, teknolojinin vs.zaman içindeki değişimi halen ana konumuz ve çeşitli materyaller ile bunu destekliyoruz. Bu hafta iki çember konuşmamızda bunu desteklemek adına Timur Schindel’in gönderdiği materyalleri daha detaylı olarak öğrencilerimizle inceledik ve öğrencilerimizin konuştuğumuz şeyleri somut olarak görmeleriyle beraber kazanımımız pekişti.Takvim rutinimize devam ediyoruz. Okula köpek alınması gündemi üzerine yönetimle beraber bir Köpek Bakım Komitesi kurduk ve bu komitede her sınıftan bir temsilci yer alıyor. Komitenin ilk toplantısında çıkan karar üzerine bir anket yaptık.

Matematikte iki basamaklı sayı ile tek basamaklı sayının çarpımı kazanımına geçtik. İki basamaklı sayı öncelikle onluk ve birliklerine ayrılıyor daha sonra sırasıyla önce onluk sonra birlik tek basamaklı sayı ile çarpılıyor. Örnek; 24 x 2 = (20+4) x 2 = (20 x 2) + (4 x 2) = 40 + 8 = 48. Öğrencilerimiz işlemin mantığını kavradıktan sonra bu basamakları uygulamadan hızlıca çalışmalarına devam ettiler (Evde çalışma yaparken bu basamaklara uymayabilirler, bu basamaklar sadece mantığını kavratmak için kullanılıyor.). Bu çalışmamızı önce büyük grup olarak tahta da yaptık daha sonra küçük gruplara ayrılarak çarpma kitapçığımızdan konu ile ilgili alıştırmaları yaptık. Çarpma alıştırmalarımızın devamı olarak çarpma problemlerine geçtik ve bu sayede öğrencilerimiz çarpma işlemini ve problem kazanımını pekiştirdiler. Çarpma ile ilgili bir diğer çalışmamızda iki basamaklı sayı ile tek basamaklı sayının çarpımından önce kendisine söylenen işlemi modellemesi oldu ve bu sayede ritmik sayma kazanımı da pekişti.

Okuma anlama üzerine hazırladığımız Türkçe kitapçığına devam ediyoruz. Kitapçık içerisinde paragraf aralarında sorular olduğu gibi sayfa sonlarında da sorular bulunuyor (5N1K soruları). Kitapçığımızda okuduğunu anlama çalışmalarından sonra heceleme ve noktalama işareti çalışmaları da yer alıyor. Türkçe çalışmalarımızda kitapçığa ek olarak bu hafta dikte çalışması yerine günlük çalışması yaptık. Günlük yazarken noktalama işaretlerine (kısa çizgi, kesme işareti, nokta, virgül,soru işareti), tarih atılmasına, hitap cümlesi ile başlamasına ve özel isimlerin yazımına dikkat ettik.

Sınıfta yapılan bu çalışmaları desteklemek adına eski paralar bulabilirsiniz, ihtiyaçlar üzerine konuşabilirsiniz ya da belli bir miktar para vererek ev alışverişini yaptırabilirsiniz. Alışveriş yapar ise bu çalışmayı ve konuşmalarınızı günlüğüne yazabilir. Bu çalışma ile hayat bilgisi, matematik ve Türkçe kazanımları pekiştiği gibi farklı bir durumu günlüğüne yazmak onları bu konuda daha istekli hale getirebilir. Kitap okumalara düzenli devam etmeniz bütün dersleri için önem teşkil ediyor. Okuma çalışması yaparken ara ara sorular sorarak ya da onların size okudukları kadarını anlatmalarını isteyerek okuma anlama çalışmaları yapabilirsiniz.

Sevgiler

Yulfer & Görkem

20160302_120343 20160302_120348 20160302_120400 20160302_120415 20160302_120432 20160302_120436 20160302_120440 20160302_120454 20160302_120517 20160302_120522 20160302_120537 20160302_120551 20160302_120614 20160302_120633 20160302_120644 20160302_120656 20160302_12172820160307_143404 20160307_144019 20160307_150959 20160307_091546 20160311_090841 20160311_091151 20160311_09121620160216_092835 20160307_091429 20160307_091453 20160307_091626 20160307_091654 20160307_091726 20160307_091819 20160307_091831 20160307_092133 20160307_092236 20160311_090652 20160311_090820 20160311_090914 20160311_090926 20160311_090945 20160311_091049 20160311_09171420160309_090915 20160309_101640 20160309_101836 20160309_102409 20160309_102750 20160309_102805 20160309_102809 20160309_102845 20160309_103108 20160309_103257 20160309_103526 20160309_103652 20160309_10470920160309_102649 20160309_102907 20160309_104235 20160309_104252 20160309_104429 20160309_105551 20160309_105851

Ejderhalar Sınıfı / Mart Ayı 2. Hafta

Sevgili velilerimiz,

Bu hafta da yazma çalışmalarımıza ağırlık vererek yeni sesler öğrendik ve çeşitli kelimeler, cümleler türetmeye devam ettik. Sınıfta belli köşelerde okumalar yaparak keyifli zaman geçirdik.

Bir velimizin ve öğrencimizin araştırmaları sonucunda buldukları ve bize önerdikleri bir videoyu izlemeye başladık. Video hakkında tartışmalara da devam ettik.

10.03.2016

(Dünya: Bir Gezegenin Varoluş Öyküsü Belgeseli,  National Geographic Channel’ı izlerken: Beş milyar yıl önce bir gök cisminin Dünya’ya çarpma sırasında.)

IMG_4900

IMG_4901

Alya: O bize çarpıyor.

Sarp: Bize çarpsa ölürüz. Çarpmıyor.

Deniz Ali: Çarpmıyor ki lav gölü şu anda.

Feride: Bize çarpıyor.

Efe: O Dünya’nın içinde şu an mağara adamları var.

Deniz Ali: Hayır, hayır.Daha hiç kara parçası yok Dünya’da.

Alya: Dinozorlara mağara adamlarından daha önce oluştular.

Tomris: Şu an dinozorlar bile yok.

Ada: Mağara adamları gorillerden oluştu.

Defne İngin: Bu Dünya mı Güneş mi?

Deniz Ali: Dünya. Şu Dünya, şu da ayımızın oluşumunun gezegeni.Dünya gittikçe mavileşiyor göktaşlarından dolayı.

Tomris: Yani sulanıyor.

Deniz Ali: Buna çarpınca aslında bizden bir parça kopmuyor.

Ceyda: Ne oluyor peki?

Deniz Ali: Bir halka oluşturuyor. O toplar halkadan yuvarlanıyor ve bize çok yakın. Kırk metreden, elli metreden de bize çok yakın.Sonra gittikçe uzaklaşmaya başladı.

Defne İngin: Dünya’ya çarpacak mı? Çarpınca Dünya büyüyecek mi?

Deniz Arjin: Çarptığında Dünya daha mı soğuk olacak daha mı sıcak olacak?

Ceyda: Yani sen çarpıyor mu?

Deniz Arjin :Evet

Deniz Ali: Hala eski sıcaklığında kalacak ve Dünya küçülmeyecek, ufalmayacak.Bizim şu anki boyutumuza gelecek.

Defne İngin: Yani büyüyecek.

Deniz Ali: Evet.İç gezegenlerin en büyüğü biziz ya, o boyuta gelecek.

Ceyda: İç gezegen ne demek?

Deniz Ali: İç gezegenler Güneş’e yakın olan gezegenler.

Tomris: Güneş’e yakınız.

Ceyda: Kaç tane iç gezegen var?

Deniz Ali:  Dört. Aslında baya var. Dış gezegenler de Güneş ‘e uzak olan gezegenler.

Sarp: Kara deliğin yanından ışık hızı bile geçemez biliyorum. Ama dünya da ya da hiçbir galakside ışık hızı oluşmadı. Daha kimse oluşturamadı.

Ada: Işık hızını göremeyiz.

 

Sanat Dersi’nde okulumuzun duvarlarını istediğimiz şekilde resimleyip, boyadık.

 IMG_4836 IMG_4837

   IMG_4852   IMG_4848

IMG_4849  IMG_4873

IMG_4872 IMG_4863

  IMG_4867 IMG_4868

IMG_4862  IMG_4860

IMG_4859 IMG_4858

 IMG_4856  IMG_4854

Güzel hafta sonları diliyoruz.

Ceyda SUCUOĞLU & Şenay ARSLAN

grade 2

Merhabalar,

4. ünitemizi bitirdik ve 5. ünitemizde “Wild Animals ” konusunu işlemeye başladık. Fakat 4. ünite bitirme projemiz “Dream House” dı ve öğrencilerimiz gruplara ayrılarak  hayallerindeki evleri çizmişlerdi biliyorsunuz geçen hafta ise sınıfa sunum yaptılar.

IMG_5132 IMG_5133 IMG_5134

Courtney ile yer edatları çalışması  yapıldı, ve phonics çalışmaları devam ediyor.

IMG_0005 IMG_0009 IMG_0010 IMG_0011

Wild animals konusunda hayvanların isimlerini öğrendikten sonra onları tanımlamayı öğrendik ve birbirimize sorular sorarak bu konuyu pekiştirmeye çalıştık.

“Has it got feathers?

No , it hasn’t.

“Has it got big body and hair ?

Yes, it has.

“Has it long arms  ?

Yes, it has.

“It’s gorilla.”

Yes, right.

IMG_5194 IMG_5195 IMG_5196

Daha sonra hayvanları sınıflandırk. “Mammals, Reptiles , Birds”

IMG_0187

Gruplara ayrılarak her grup farklı bir tür için çalışma yaptı.

IMG_5339 IMG_5340IMG_5341

Hayvanlarla ilgili kısa cümlelerden oluşan bir paragraf verildi ve bu paragrafı okuyarak hayvanların isimleriyle eşleştirmeleri  istendi ,keyifle yapılan bir çalışma oldu.

IMG_5433 IMG_5306 IMG_5304 IMG_5303 IMG_5302

 

 

grade 3

Merhabalar,

6.Ünitemiz olan “Daily Routine ” devam etmektedir. Daily routine çalışmalarında saatleri kullanmayı öğrendiler bununla ilgili çeşitli aktiviteler yapıldı. Filleri kullanmayı , günlük rutin yaptıklarını ifade etmeyi öğrendiler.

IMG_0149 IMG_0173 IMG_0176 IMG_0180

Öğrencilerimiz “city and country” projesini  ayakkabı kutularına  inşa ederek ve bunlar için hikaye yazarak oluşturdular, daha sonra  hikayelerini Fırat öğretmen ile  stop motion çalışması ile yapılandırdılar  , karakterleri konuşturdular ve film çekimleri yapıldı  bu çekimleri veli toplantısında sizinle paylaşacağız. Bu hikayelerini oluştururken bilmedikleri kelimeleri  sözlükten baktılar.

IMG_0217 IMG_0241 IMG_0243 IMG_0270 IMG_0291 IMG_5190

Okulda öğretmenlerimizle, çalışanlarımızla “Daily Routine” projesi yapıldı.Öğrencilerimiz hazırlanan soruları sordular ve daha sonra sınıfta bizimle paylaştılar, çok hoşlarına giden bir çalışma oldu onlar için.

Sorulardan bazıları;

*What time do you get up?

*What time do you have breakfast?

Sınıfta anlatırken is kurdukları cümlelerden bazı örnekler;

Görkem gets up at seven o’clock.  She has breakfast at  eight o’clock in he scool canteen.”gibi devam eden daily routine cümleleri

IMG_5260 IMG_5262 IMG_5263 IMG_5264 IMG_5265

kindergarten İngilizce

Merhabalar,

Plant a seed” 

Konumuz doğa olduğu için geçen hafta ekim yaptık  “mercimek, yer elması ve fasulye” ektik. Önce mercimek ektik ekim için adımlarımız;

*Fill the pot with soil

*Plant the seed

*Pat the seed

*Water the soil

*Put the pot near the sun

IMG_5145 IMG_5146 IMG_5147 IMG_5148 IMG_5151 IMG_5159

Saksılarımızı sınıfımızın güneş alan yerine yerleştirdikten sonra dışarıdaki büyük saksımıza yer elması ektik

Her sabah bitkilerimizi sulamaya karar verdik.

 

IMG_5160 IMG_5163 IMG_5165

Fasulyelerimizi ise çimlenmesi için ıslak kağıt havlunun içine yerleştirerek  ışık gören bir cama astık.

IMG_5175 IMG_5177

Bir hafta sonra çimlenen fasulyelerimizi de ektik

IMG_5310IMG_5309

10 gün sonra büyüyen mercimekler çocuklarımızı çok heyecanlandırdı

IMG_5327 IMG_5328

Bu kadar büyüdükleri için büyük bir saksıya ektiler

IMG_5163 IMG_5165 IMG_5315 IMG_5316

Daha sonra yaptıklarımızı pekiştirmek için “plant cycle” yaptık.

IMG_5203 IMG_5205 IMG_5209

Plant cycle projesini çok severek yaptıktan sonra craft  flower  çalışması da çocuklarımız için çok keyif verici oldu.

IMG_5214

IMG_5216 IMG_5217 IMG_5219

6.Ünitede konumuz oyuncaklar olduğu için oyuncaklarla ilgili “Bingo “oynadık.

IMG_5294IMG_5293

Yer edatlarını pekiştirmek için Courtney bahçenin ve sınıfın çeşitli yerlerine yerleştirdiği oyuncak hayvanları öğrencilerimiz bulmaya çalıştılar  nerede olduklarını bulduktan sonra cümlelerini kurdular.

“The elephant is on the table , in the kitchen.”

“The snake is on the tree in the garden.”

IMG_0348 IMG_0350 IMG_0353 IMG_0355 IMG_0356 IMG_0358 IMG_0360 IMG_0362

 

 

 

 

Grade 1 English

Merhabalar,

5. Ünitemizde “What’s in your House?” “Evinizde ne var?” evin bölümlerini, evin bölümlerinde genelde kullanılan eşyaların isimleri ve yer edatlarııyla bu eşyaların nerelerde olduğunu öğrenmeye bir hafta daha devam ettik. Bu konuyla ilgili çeşitli oyunlar oynadık, worksheet çalışmaları yaptık. Phonics çalışmalarımız devam ediyor.

IMG_5250 IMG_5255IMG_5248

Verilen resimleri keserek kendi yatak odalarını dizayn ettiler ve daha sonra anlattılar. Ayrıca Courtney’in hazırladığı ve white board diye adlandırdığımız lamine edilmiş beyaz kağıtlarımızı çocuklar çok severek aktivitelerde kullanıyorlar. Buhafta yapılan aktivitelerden birini örnek verelim;evdeki eşyaların yeri söyleniyor ve duyduklarını resimlendiriyorlar;”The chair is near the soafa”

IMG_5363 IMG_5364 IMG_5365

6. Ünitemize başladık”What happens in the garden?” “Bahçede ne olur?” Bu ünitemizde bitkilerin nasıl yetiştirildiklerini öğreniyoruz.Bu yüzden kelime çalışmasını flashcards ile yaptıktan sonra hep beraber “Pumpkin” “Balkabağı ” ektik.

Phonics çalışmalarında  hamur kullanılarak kelimeleri  oluşturdular.

 

IMG_0164IMG_0210IMG_0162
Ekranda harfleri   yer edatlarını kullanarak cümleler kurdular. “A  is on the sofa, C is on the wall” ve benzeri cümleler kurdular. Pumpkin cycle çalışmaları çok heyecan vericiydi bu aktiviteyi çok severek yaptılar.

IMG_0204  IMG_0253 IMG_0254