Eğlence Sınıfı Haziran 1.Hafta

Sevgili Eğlence Velileri,

Eğlence sınıfı uzun süredir Minik Eller Projesi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Bu hafta davetiyeler hazırlayarak okul velilerimizi davet ettik. Davetiye hazırlama sürecinde matematik öğrenme alanımızından toplama işlemi, Türkçe dersimizden ise noktalama işaretleri, anlamlı cümle yapısı oluşturma, davetiye formatı üzerinde çalışmaları pekiştirdik. Öğrencilerimiz hazırladıkları davetiyeleri sınıflara giderek onlara kendileri dağıttılar.

IMG_1585 IMG_1588 IMG_1590 IMG_1592 IMG_1595 IMG_1597 IMG_1599 IMG_1601 IMG_1603 IMG_1610

 

 

Davetiye dağıtımından sonra yaptığımız iş bölümleri ve planlamaların üzerinden geçerken eksiklerimizi görmek ve gerçek bir restaurantın işleyişi nasıl olur sorusunun cevabı için okulumuzun yakınlarında ki “Nadide Restaurant”ı ziyaret ettik. Bize işleyişle ilgili bilgiler ve ipuçları verdiler. Masa hazırlamayı, çatal bıçak yerleşimini, siparişleri nasıl alacağımızı, rezarvasyonları nasıl takip edeceğimizi en ince ayrıntısına kadar bize anlattılar. Nadide Restaurant’tan Özhan Bey’e desteğinden ve yardımlarından dolayı Eğlence Sınıfı olarak teşekkür ederiz.

 

IMG_1623 IMG_1641 IMG_1642 IMG_1643 IMG_1644 IMG_1645 IMG_1646 IMG_1647 IMG_1648 IMG_1649 IMG_1651 IMG_1652 IMG_1653 IMG_1654 IMG_1658 IMG_1659 IMG_1662 IMG_1665

 

 

 

Restaurantımız için yaptığımız bir diğer hazırlık ise o gün giyeceğimiz kıyafetlerimiz. Bizler o gün kendimizin emek verdiği bir tişört giymek istedik ve beyaz tişörtlere kendi logomuzu çizip istediğimiz renklere boyadık.

 

IMG_1653 IMG_1654 IMG_1655 IMG_1656 IMG_1657 IMG_1658 IMG_1659 IMG_1660 IMG_1661 IMG_1662 IMG_1663 IMG_1664 IMG_1665 IMG_1666 IMG_1667 IMG_1668 IMG_1670 IMG_1671 IMG_1673 IMG_1674 IMG_1675 IMG_1676 IMG_1677

 

 

Cuma günü ile beraber aileleri rezervasyon için aramaya başladık. Gelecek hafta pazartesi aramalarımız devam edecek. Sizler de restaurantımıza gelmek isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz :)

 

İyi tatiller diliyorum :)

 

Gizem Tuğçe Tayhan

 

 

 

 

 

 

 

ışık,renk ve tonlama..

Mack. Sadece Işık ve Renk sergisine ışığın renk üzerine etkisini incelemek ve bunun üzerine konuşmak için gittik..

IMG_6450

Müzenin açılışını beklerken..

IMG_6459

Müzede heykel olmak..

IMG_6462

Müzeye ilk girdiğimizde bizi masaya yansıyan bir gökkuşağı karşıladı.

IMG_6482

Dora: Özge inanamıyorum masada bir gökkuşağı.

Eren: Bunun kaynağını bulmamız gerek.

Ali Mert: (görevlilere sorarak) Acaba gökkuşağının nasıl olduğunu bulmak için yukarı çıkabilir miyiz? Çünkü su bulmalıyız yansıma için.

Görevli: Tabi ki bakabilirsiniz.

Dila: Bu kocaman gökkuşağının sebebi bu camdaki küçük su damlaları.

Oya: Vay canına nasıl bu kadar büyük.

Eren: Buradan ışıklar yansımış ve masaya düşmüş.

Özge: Yeri değişir mi acaba?

Yaman: İşaretleyelim bakalım.

Özge: O zaman izin alalım ve bu gökkuşağının başlangıç bitiş noktasını işaretleyelim.

Ali Mert: Ben alırım hemen. Biz buraya çizgiler yazabilir miyiz kalemle?

Görevli: Görebileceğiniz kadar küçük çizin lütfen.

Gökkuşağının başlangıç ve bitiş noktasını işaretledik ve gezi sonunda tekrar dönmek için oradan ayrıldık.

IMG_6483

IMG_6486

IMG_6488

Işığın renk geçişleri etkisi üzerine konuştuk ve oluşan renk tonlarını inceledik.

IMG_6492

Dila: Bakınca hepsi turuncu gibi ama biraz açık biraz koyu

Deniz: Bunu sağlayan şey gözümüz aslında. Renk körü gelse buraya böyle göremez.IMG_6503

Uğur: Özge tam 61 tane farklı renk var burada.

Dora: 12 tane yeşil tonu inanamıyorum.IMG_6514Ali Mert: Burada fırçalarla yuvarlak yapmış bir sürü renk kullanmış. Dikdörtgenler var mavi. Onlar sanki koyu gibi gösteriyor bize.

IMG_6494

IMG_6496IMG_6515

Geziyi tamamlamadan önce gökkuşağının yerinin değişip değişmediğini gözlemlemek için gökkuşağını ilk gördüğümüz yere gittik.

IMG_6543

Yaman: Gökkuşağı gitmiş ama.

Uğur: Bunun nedeni ne acaba tekrar bakalım.

Oya: Sular kurumuş çünkü ve ışık gökkuşağı yapmıyor artık..

Okula döndüğümüzde Mack’ten etkilenerek renklerin tonlarını keşfetmeyi denemek istediler.. Açıktan koyuya koyudan açığa nasıl geçebileceklerini Fırat’tan destek alarak deneyimlediler ve sonra kendi tonlamalarını yarattılar.

IMG_6600IMG_6599IMG_6596

Eğlence Sınıfı Mayıs 4. Hafta

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri,

Eğlence sınıfı üzerinde çalıştığı “Minik Eller” projemizin hazırlıklarına devam ediyor. Bu hafta yapılacaklar listesindeki eksiklerimizi ve programdan biraz uzaklaştığımızı fark edince yeni bir yapılacaklar listesi hazırlamak zorunda kaldık. Planımızın biraz gerisinde kaldığımız için yetiştireyemeyeceğimiz ihtimalini de düşünerek yeni bir düzenleme yaparak takvimimizi yeniledik.

-Bir de malzemeleri biz hepkendimize göre yazdık. Sonuçta sadece biz olmayacağız. Çarpma yapmamız lazım çok fena- Nasıl çarpma ?
-Diyelim 500 un aldık yani 500 gram biz onu 10 kişiye yapmıştık şimdi önce kaç kişi geldiğini bulup sonra da çarpmamız lazım. Yandık
– Onu tüm yemekleri yaptıktan sonra çarpmaları yapabiliriz
– Evet sonuçta bir kişi gelmicek
– Aaa anladım
– Ama çok para harcamayalım diye evden getirebiliriz
– Ama biz bu kadar çok şey alırsak piknik için paramız kalmaz çünkü Yılmaz’a da aldığımız kadar para vermemiz gerekecek
-Bi de vejeteryanlarla otobrlarda var
-Daha salata türü şeyler yiyolar
-Ona göre de mi hazırlıcaz şimdi
– ona sonra da bakabiliriz
-Bugün ayın kaçıydı? Yarın napacağımıza bakalım
-Yarına et fiyatlarına bakacağız ve türleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzeme miktarları yavaş yavaş belirlenirken sıra misafirleri davet etmede ve restaurantımızı duyurmaya geldi. Bunun için öncelikle davetiye hazırlamaya başladık. Hazırladığımız bir kaç çeşit davetiye örneğini getirip, hazırladıklarımızdan sınıfça en beğendiğimiz yönlerini topladığımız bir davetiye oluşturma kararı aldık.

-bence herkesi dinleyelim sonra oylayalım
-: Hepsini okuyorum o zaman.
– Önünde ….’inki olabilir arkasına da …….’nunkinin yazısını ekleyebiliriz belki
-İlk başı alıp, bi dakika ama ben ….inkini beğendim

– Onun zarfı,bunun kapağı diğerinin yazısı
-o zaman oylamaya geçelim mi?
– Eğer böyle logoda belki şöyle bir şey olabilirdi herkesin elinin izini alıp ortaya minik eller yazardım
-Ellerin üstüne isim yazarız içine de bir tanesinin 3-A yazarız
– Bi dakika oylama yapalım tam anlaşılmadı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-Takvimdeki yapılacaklarda bazı yerler hala boş. Ona neler yapacağımızı yerleştirelim
– Bugün yapılacakları bitirdik mi listeden bi bakalım
– Herhalde biz bu malzemeleri yılmazdan istediğimizde hemen gelmeyecek. O yüzden bu hafta söylememiz lazım
-Salata malzemesine de ihtiyacımız var. İStemedik hala
– İşte o yüzden bunu halletmemiz gerekiyor
-Davetiyeye şeyi yazmayı unutmayalım. Kartıla olmaz biz çocuğuz bankayla uğraşamayız
-Aslında bazıları nakit kullanmak istemiyor o yüzden kart olabilirdi aslında
– Ama para bize hemen lazım

 

 

Matematik derslerimizde ise restaurant müşterilerimizden alacağımız paralar ve para üstleri hesaplama konusunda, aldığımız malzemelerin kişi sayısına göre arttırılması, geometrik şekillerin kullanımı, sunum, masa hazırlama konusunda çalışmalar yapıyor ve bunu gelecek haftalarda sayılar belirlendikçe derinleşmeye devam ediyor olacağız.
İyi Tatiller
Eğlence Sınıfı

 

Bu ağacın adı ne?

Sevgili velilerimiz,

bu hafta rutinlerimizle birlikte okuma-yazma, okuduğunu anlama, toplama işlemi ile ilgili problem çözme, çıkarma işlemi ve kil ile ilgili çalışmalarımıza devam ettik. Geri kalan zamanlarda odaklandığımız meraklarımız oldu.

 

IMG_6009 IMG_6010

IMG_6011

IMG_6018 IMG_6021

 

…………………………

(Çember saati)

Şenay: Sabah geldiğimde bir ağaca baktım. Kayısı mı erik mi bilmiyorum, bir tarafı sarı, bir tarafı yeşildi. Bu kısımlarını görünce olgunlaştı zannettim ama dokununca hemen düştü. Hangi ağaca dokundum bilmiyorum. Bu ağacı bilen var mı?

(Elindeki meyveyi gösterir.)

– O erik.

– Ben hangi ağaca dokunduğunu zaten biliyorum. Kayısı ağacına dokundun.

– Kayısı o kadar minik mi olur ki!

– Kopartmasaydın büyüyecekti.

Şenay: Ben kopartmadım. Dokununca elime geldi.

– Yerde bulduysan da büyüyecekti. Bu olgunlaşmış anlamına gelmez.

Şenay: Normalde kopartmak için çekmek gerek değil mi, ben dokundum ve düştü.  Acaba ağaçta mıymış, dalında sağlamıymış yoksa değil mi bilmiyorum. Herkes sırayla dokunup, bakabilir mi?

– Suyu kalmamış.

– Yiyebilir miyiz?

Şenay: Herkes yerse kalmayabilir. Sarısına, yeşiline bakar mısınız? Hala canlı mı? Buruşuk mu?

– O limon.

– O limon değil, erik.

– Yenmez ki!

– Bence o kayısı. Aslında bende bazı kayısıların yeşil taraflarını ve sarı taraflarını görebiliyorum. Ama ağaçta dokunduğum an bazen hemen düşebiliyor. Çünkü çok ağırlaşmış olabiliyor bence.

Şenay: Peki sıra sana gelince dokunur musun, ağırlaşmış mı?

– Ağırlaşmış.

– Birazcık ağırlaşmış.

Şenay: Peki bu durum onun için iyi bir şey mi?

– Zavallı ağaç bunu taşıyamamış ve düşmüş.

– Ama o çok farklı gerçekten.

Şenay: Sizce içinde yeterince su var mı?

– Kayısı o kadar sıcak ki; bu kadar sıcakta su kalmamıştır ki içinde.

Şenay: Kayısı mı sıcaktır, hava mı sıcaktır?

– Kayısı sıcaktır. İçinde su da yoktur.

– Hayır bu içinde su olmadığı anlamına gelmez.

-Su var bence. Çünkü her gün kayısı ağacı görüyorum.

Şenay: Peki bu öğretmenler odasının önündeki ağaçta oldu. Erik mi kayısı mı bilmiyorum.

– O erik.

– Fark  etmez. Çünkü onların hepsi aynı anda olgunlaşmıyor. Bazıları daha ağır oluyor. Bu yüzden ağaç da onları taşıyamıyor. O yüzden sağlam olmayabilir dalları artık.

Şenay: Peki aynı yere dokunduğumda neden başkası değil de bu geldi? Diğerleri de ağırdı bence. Neden bu geldi?

– Buna mı dokundun sen?

Şenay: Yani ben böyle bir ( eliyle gösterir) meyvelere dokundum ve bu geldi.

– O zaman bu daha az sağlamdır. Buraya daha çok dokunulmuştur ve bu daha az sağlamdır. O yüzden olmuş olabilir.

– Bu ne ağacından çıktı?

Şenay: Bu öğretmenler odasının önündeki ağaç. Kayısı mı erik mi bilmiyorum.

– Ben biliyorum.

– O birazcık limona da benziyor. Onun üstü limona benziyor, yanları eriğe benziyor, altı da kayısıya benziyor.

Ceyda: Sence ne olabilir?

– Azıcık limona benziyor.

– Erik.

Ceyda: Sarp limona benzetti Efe.

– Bir komşumuz vardı. O da limon ekmişti. Galiba limona benziyor.

Şenay: Peki bizim okuldaki ağaçlar arasında limon ağacı var mı? Teneffüste araştırır mısın?

– Olur.

– Eşsiz bir şey olabilir. Ama ben biliyorum. Kayısıya benziyor ya da kayısı da olmayabilir.

– Öğretmenim bizim evin önünde erik ağacı, erikler var. Onlar yeşil ama hiç sarı olmadılar. Çünkü onu da ben her gün görüyorum gelirken, servise binerken.

– Şey aslında …’ın dediği gibi bu limona benziyor ama bunda da limon kokusu var ama birazcıkta bence bu Maya’nın dediği gibi Abbas Ağa Parkı’nda yaşamıştık …’la birlikte. Yaprak topluyorduk ve sonra bir yaprak aldık dal çıktı elimize.

– Evet ama ben artık biliyorum bir düşündüm o limon. Bir de kokusuna bakmamız gerekiyor.

– O limon değil, bunu biliyorum. Nereden biliyorum çünkü bizim …’te bir bitkicimiz var. Bütün bitkiciler var ve orda bir tane limon var, limon ağacı. Olgunlaşmamışını gördüm daha. Aynen bunun boyundaydı ama bununla aynı değildi.

Şenay: O zaman şöyle yapalım. Şimdi ara saati. Herkese birer post-it dağıtacağım. Bulduğunuz öğretmene “Bu ağaç ne ağacı?” diye soruyorsunuz. Öğretmenler Odası’nın önündeki büyük ağacı sorup, yazmanız gerekiyor. Sonra aranıza devam edebilirsiniz. Ara zamanınızı 5 dk. uzatıyoruz. 10 değil, 15 dk. ara yapıyorsunuz. Aradan sonra herkes yazdıklarını bizimle paylaşıyor.

IMG_5982  IMG_5983

IMG_6028 IMG_6029

IMG_6032

(Ara biter ve sınıfa gelinir. İsteyen yazdıklarını sınıfla paylaşır.)

Şenay: Çok merak ettim. Öğretmenler Odası’nın önündeki büyük ağaç, ne ağacıymış?

Sınıf: Kara erik.

– Erik ağacı.

-Kara erik.

-Mürdüm dediler, bir sürü adı varmış.

……………………………..

Çalışmalarımıza, meraklarımıza ve oyunlarımıza biz devam ediyoruz.

Sizlere de güzel bir hafta sonu diliyoruz.

Şenay ARSLAN & Ceyda SUCUOĞLU

 

 

 

 

 

 

 

Eğlence Sınıfı Mayıs 3. Hafta

Sevgili Eğlence Sınıfı Velileri,

Eğlence Sınıfı olarak 3.çeyrek dönemini kapatmadan önce “Minik Eller” adını verdiğimiz restaurant projemiz üzerine çalışmalara başlamıştık.

Sürece öncelikle restaurant ismimizi ve logomuzu belirlemek üzerine çember saatlerimizi değerlendirdik. Sınıf olarak “Minik Eller” olmasına karar verdiğimiz restaurantın logosunu belirlerken matematik derslerinde üzerinde durduğumuz geometrik şekiller ve cetvel kullanımı öğrenim alanları üzerinde yoğunlaştık. Logo hazırlama sürecimizi aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz;

 

 

IMG_1381 IMG_1390 IMG_1384 IMG_1387 IMG_1388 IMG_1395 IMG_1394 IMG_1415

 

 

 

 

Logo Hazırlıklarının ardından sınıf olarak menü içeriğimizi belirledik ve çalışmalarımıza başladık. Yemek hazırlama süreçlerinde matematik kazanımlarımızın bir çoğunun yer aldığı bir süreç geçirdik. Sıvı ölçme, ağırlık hesaplama, geometrik şekiller, kesirler, bölme işlemi, toplama, çıkarma ve çarpma işlemlerinin aktif yer aldığı bir hazırlık çalışmasıyla sürece devam ediyoruz. Restaurant projemiz süresince yardımlarıyla bize destek olan YeniOkul ekibinden Songül Hanım’a Eğlence Sınıfı olarak teşekkür ediyoruz.

IMG_5970

Hazırladığımız yemekleri tadan ilk konuğumuz Özge Öğretmen oldu. Özge Öğretmene desteği için teşekkür ediyoruz.

IMG_5937 IMG_5929 IMG_5915 IMG_5909 IMG_5906 IMG_0172 IMG_1537 IMG_1553 IMG_5858 IMG_5904 IMG_5905 IMG_0140 IMG_0130 IMG_0101 IMG_0038 IMG_0027 IMG_1390

 

..

 

 

IMG_6123 IMG_6124 IMG_6126 IMG_6132 IMG_6134 IMG_6141 IMG_6149 IMG_6166 IMG_6172 IMG_6202 IMG_6205 IMG_6260 IMG_6306

 

 

 

 

Ayrıca velilerimizden Ayliz Hanım’ın katılımı ile “Hücre” üzerine keyifli bir yolculuğa çıktık. Hayvan ve bitki hücreleri üzerine yaptığımız çalışmanın ardından mikroskopta bu hücreleri görme fırsatı yakaladık. Ayliz Hanım’a bu desteğinden ve işbirliğinden ötürü teşekkür ediyoruz.

 

IMG_5986 IMG_5988 IMG_5997 IMG_6000 IMG_6013 IMG_6033 IMG_6034 IMG_6037 IMG_6047 IMG_6058 IMG_6068 IMG_6082 IMG_6123 IMG_6125

 

 

 

Ayliz Hanım’a sınıf kütüphanemiz için hediye etmiş olduğu bilim kitapları serisi için ayrıca teşekkürler… :) IMG_6128 IMG_6139

 

 

İyi tatiller…

 

Gizem Tuğçe Tayhan

Kendi gölge tiyatromuzu hazırlıyoruz..

Özge: İki ya da üç hafta önce dökümantasyonun bir yerinde ışığın kullanıldığı yerler üzerine konuşmuşuz. Hatta Eren ışık o kadar önemli ki olmazsa göremeyiz demişti Denizde gözümüzün bir süre sonra karanlığa alıştığını söylemişti. Bu noktayı biraz daha açalım ve üzerine konuşalım istiyorum. Işığı nerelerde ne amaçla kullanıyoruz?

Deniz: Karanlık her yerde.

Yaman: Evlerde.

Dila: Kaybolduğumuzda yolumuzu bulmak için

Ali Mert: Yani sokaklarda.

Dila: Bazen pusularlar da yol gösteriyor, bir yerde ağacın neresi yosun tutmuşsa o yolu gösterir işte orasını biz göremeyiz bunun için ışığa ihtiyacımız olur.

Dora: Merdivenlerde ışık olur düşmemek için.

Dila: Işığı gitmemesi lazım.

Deniz: Fener ve lamba aynı şey değil. Fenerin pili var ışığın elektriği var.

Alp: Arabalarda

Eren: Projeksiyonda ışık var.

Can: Ipadler ışıksız olmaz.

Ayda: Sinemalarda var yansıtıp bilgisayardaki görüntüyü görmemiz için.  Bu da ışıkla ilgili.

Eren: Sinemalardaki projeksiyonlar daha farklı. Üç boyutlu da oluyor o da farklı bir ışık.

Dila: Işığı o kadar farklı ki gözlüğü çıkarında bulanık görüyorsun.

Alp: Evde ışık var.

 

Can: Bir de ben bir kere bir eve gitmiştim orada projeksiyonu televizyona yansıtmışlardı.

Can: Tiyatroda var ışık.

Uğur: Oynayanları görmek için.

Ali Mert: Hani size anlatmıştım ya hani Karagöz Hacivat var o ışıksız olmaz. O da bir tiyatro. Ama insan yok orada böyle ışıkla oluyor. Anlatmıştım ya size Deniz. Çok komikler.

Özge: Evet hatırladım gölge tiyatrosundan bahsetmiştin bize.

Eren: Can annene sor. Çünkü o tiyatro yapıyor.

Can: Annem bile bilir bunu.

Yaman: Babam da bilebilir bunu o yönetmen.

Can: Annemi çağıralım buraya soralım o zaman. Öğretsin bize.

Ali Mert: Karagöz gibi mi annen?

Can: Hayır bunu biliyor mu bilmiyorum.

Özge: Sevil Hanım’ın desteğine neden ihtiyacımız var?

Eren: Gölge tiyatrosu nasıl bir şey soralım.

Dora: Gölge yapınca kolları nasıl görünmüyor?

Ali Mert: Çubuk görünüyor sadece.

Ayda: Sahneden uzak durursan gölgen görünmez.

Uğur: Işığı ayarlarsın gölgen arkana gelir.

Özge: Sahne hangi bölüm?

Can: Oyuncuların olduğu yer.

Deniz: Kameralar var ışıklar var.

Can: Annem bunları da bilir.

Eren: Tiyatrodaki insanlar farklı giyinir bir de onu da soralım. Nasıl giyiniyorlar.

Deniz: Bir de orası gerçek gibi olsun diye bir şeyler konuyor.

Dora: Bir de söyleyeceklerini nasıl unutmuyorlar.

Özge: Bu soruları cevaplamak için ben sizin adınıza davet edeceğim. Bu hafta gelebilirler umarım..

Eren: Özge bize Karagöz ve Hacivat açar mısın?

Özge: Tamam bakalım öbür derste bulduğum videoları paylaşırım sizinle.

Bir ders sonra Karagöz ve Hacivat oynatımı ve nasıl yapıldığı ile ilgili videolar izledik.

Ayda: Bunu bizde yapalım yazarız yazarız yaparız.

Özge: Belki bu kutu işinize yarar

Dila: İnanmıyorum senin yaptığın sürpriz kutu bu. Bunu kullanırız perdesi de var.

Özge: Evet sürpriz kutu bu iş için güzel olur. İkili eş olun lütfen ve kendi gölge tiyatrolarımız için hazırlıklar yapalım. Sevil Hanım geldiğinde ondan alacağımız destek de işimize yarar.

İkili eşler tiyatroları için karakter ve metin hazırlığına başladılar.. IMG_6420

IMG_6421IMG_6422

 

IMG_6430

 

IMG_6434

IMG_6426

bakmak ve üstünden geçmek

Her temada olmazsa olmaz çalışmamız olan ‘bakmak görmek’ çalışmasını ışık ve gölge temasında nasıl yapabiliriz sorusundan yola çıkarak kendimize yeni bir çalışma ismi bulduk ‘bakmak ve üstünden geçmek’ :)

IMG_6359

IMG_6360IMG_6361IMG_6363

Kindergarten

Mayıs ayının ilk iki haftasında hazırlık sınıfımızla “Fruit” konusu işledik. Her zaman yaptığımı gibi ilk önce konuyla ilgili çeşitli videolar izleyerek sürece başladık.

IMG_6300IMG_6301

Daha sonra sınıf çalışmaları yaparak meyvelerin isimlerini pekiştirdik. Meyvelerle birlikte sayıları da tekrar etmiş olduk.

IMG_6548 IMG_6547IMG_6549

Bir sonraki gün Çınar konumuzla ilişkili bir tişört giymiş bize sınıfta tişörtünün üzerinde meyve resimleri olduğunu söyledi ve hep beraber Çınar’ın yanına giderek tişörtünün üzerindeki meyvelerin İngilizce isimlerini söyledik, çok keyifli bir süreç oldu.

IMG_6319IMG_6318

Daha sonraki günlerde meyvelerle ilgili grafik oluşturarak  less(daha az) ve more( daha çok) kelimelerini öğrendik.

IMG_6567IMG_6568IMG_6569IMG_6570

Daha sonra kitapçıklar yapıldı, eşleştirme oyunları oynadık.

IMG_6604IMG_0152 (2)

IMG_0156 (2)IMG_0146 (3)

Meyveler konusu ile çok örtüşen “The very hungry  Caterpillar” hikayesini videodan izledik. Daha sonra 2 gruba ayrıldık her gruba hikayede adı geçen meyveler ve atıştırmalık yiyeceklerin fotoğrafları verildi. Hikayede her gün tırtılın neler yediği ve nasıl büyüyerek kelebeğe dönüştüğü anlatılıyordu. Dikkatli dinleyerek meyveleri doğru sırayla yerleştirilmeleri istendi.

IMG_6607IMG_6608IMG_6611

 

IMG_6616 IMG_6614

Meyveleri, doğru yerlerine yerleştirdiklerini fark edince çok mutlu oldular daha sonra fotoğraflar yapıştırıldı ve hikayemizin tablosu tamamlanmış oldu, sınıfımızın kapısına astık ve  hikaye ile ilgili sorular sorduk.

“What did the caterpillar eat on Monday?”

” The caterpillar ate an apple.”

“What did the caterpillar eat on Tuesday?”

“The caterpillar ate two pears .” bu sorular haftanın her günü için soruldu ve cevaplar harika…..

IMG_6622IMG_6624

 

Grade 1

Mayıs ayının ilk haftasında  giysiler konusu tamamlamamızın ardından “5 Senses” konusu ile ilgili çalışmalara başladık. Öğrencilerimiz gruplar halinde tasarladıkları modellere giysiler hazırladılar ve sonrasında tasarılarıyla ilgili sunumlar yaptılar.

IMG_0167 (3) IMG_0168 (4) IMG_0172 IMG_0173 (3) IMG_0175 (3)IMG_0178

Giysiler konumuzu bitirmeden “The Emperor’s Clothes” hikayemizi izledik ve bu hikayede kimlerin neler giydiğini konuştuk daha sonra hikayeyi canlandırmak için rol dağılımı yapıldı ve sınıfta hikayemizi canlandırdık.

IMG_6329IMG_6330IMG_6325

Reading Poster çalışmaları sınıfın en sevdiği çalışmalardan. Öğrencilerimiz her yeni konunun posterlerinde neler olduğunu anlatmayı çok seviyorlar.

IMG_6550IMG_6553IMG_6551